Marx gerçekçiydi ve sosyalizmin kendi deyimiyle "zorunluluklar dünyası"na bir anda son verip hemen "özgürlükler dünyası"na geçişi sağlamasının mümkün olmayacağını biliyordu.
Evet, burada sosyalizme ilişkin yaygın bir yanlış kanaatin üzerine gitmek gerekir. Kimi sosyalistler der ki sosyalizmde önemli olan eşitliktir; önce o gelir, sonra özgürlük... Mesele böyle konulursa pek doğru olmaz. Özgürlük sanki "ikinci plandaymış" gibi bir anlam çıkar. Oysa sosyalizmde eşitlik nihai amaç değildir; nihai amaç olan özgürlüğün, insanın özgürleşmesinin ve her tür yabancılaşmadan kurtulmasının önkoşuludur. İnsanları en başta eşit kılmadan özgür kılamazsınız; ama insanları eşit kıldınız diye özgürlük de onun ardından otomatikman gelmez.
Kadınlar, diğer kadınlar üzerinde tahakküm kurmak amacıyla ırklarının ve sınıflarının gücünü kullandığı müddetçe, feminist "kız kardeşlik" hiçbir zaman tam anlamıyla gerçekleşemez.
Kadınlar, kendi içlerindeki cinsiyetçiliği ele alıp dönüştürmeye çalışmadan feminist politikanın bayrağını taşıdıkları sürece, hareketin altı oyulmaya devam edecektir.
Erkek olmanın ayrıcalığından sıyrılmış, feminist politikaya kucak açmış bir erkek, mücadelemizde değerli bir yoldaşımızdır ve hiçbir şekilde feminist mücadele açısından tehdit değildir. Buna karşın, feminist hareket içine sızan ve cinsiyetçi düşünce yahut davranıştan vazgeçmeyen bir kadın ciddi bir tehdittir.