Berke

İnsan ruhu derindeki gerilimini tam da olumsuzluğa borçludur: "Ruhun talihsizlik karşısında duyduğu ve gücünü geliştiren gerilim ... talihsizliğe katlanmak, talihsizlik karşısında sebat etmek, onu yorumlamak ve ondan bir şeyler çıkarmakta gösterdiği yaratıcılık ve cesaret, ayrıca ruha derinlik, sır, maske, tin, büyüklük olarak sunulmuş olan her şey - bütün bunlar eziyetle, büyük eziyetin terbiyesiyle sunulmamış mıdır?"
Sayfa 39
Reklam
Kişi kendini olumluluğun diktasına tümüyle bırakamaz. Olumsuzluk yoksa hayat solarak "ölü varlığa" dönüşür. Hayatı canlı kılan tam da olumsuzluktur. Acı, deneyimin varlığı için gereklidir. Sadece olumlu duygulardan ve akış deneyimlerinden oluşan bir hayat insan hayatı değildir.
Sayfa 36 - 39
Sistemin optimize edilmesiyle örtüşen bu kendini sürekli optimize ediş yıkıcıdır. Zihinsel çöküşe yol açar. Kendini mükemmelleştirmeye çalışmanın kendini tümüyle sömürme olduğu ortaya çıkar.
Sayfa 38
Neoliberal rejim tükenme çağını başlatmıştır. Şimdi sömürülecek olan ruhtur. Bu yüzdendir ki bu yeni çağa depresyon ya da tükeniş (burnout) gibi ruhsal rahatsızlıklar eşlik ediyor.
Sayfa 38 - Byung-Chul Han, disiplin toplumunun bir değerler üretimi çağı olduğunu, bedeni tükettiğini dile getirir. Ancak, bu çağ bitmiş ve neoliberal rejimle birlikte değerler radikal biçimde yok edilmiştir. Beden tüketilmiş, sıra ruhun tüketilmesine gelinmiştir.
Bizi teşvik eden ve ayartan özgürlükçü, dost çehreli iktidar, talimat ve emir veren, tehdit eden iktidardan daha etkilidir. Mührü "Like/Beğendim" simgesidir. Tüketerek, iletişimde bulunarak, hatta Like'ı tıklayarak tabi oluruz tahakküm ilişkilerine. Neoliberalizm "Beğendim" kapitalizmidir. Bu kapitalizm disipline etmeyi amaçlayan zorlama ve yasaklarla iş gören 19. yüzyıl kapitalizminden tümüyle farklıdır.
Sayfa 25