Açıkçası kitabı okumaktaki en büyük motivasyonum, Stanley Kubrick'in bu kitabın sinemaya uyarlanan filminin yönetmeliğini yapmış olmasıydı. Basit ve sıradan bir filmin yönetmenliğini üstlenmeyeceğine inancım tamdı. Nitekim bu olumlu ön yargım haksız çıkmadığı için son derece memnunum. Kitabın başında gerek dilinin farklılığından, gerek kullanılan argo kelimelerden ve farklı tarzından ötürü hikayenin içine girmekte zorlandım. Fakat hem dile ve tarza alıştığımda hem de olaylar ilerlemeye başladığında okumak çok daha kolay bir hale geldi benim için.
---SPOILER---
Yaşları on beş civarında olan Alex(Mütevazı Anlatıcımız) ve üç arkadaşının şiddet dolu olaylarıyla başlıyor kitap. Birlikte son derece rahatsız edici ve acımasız işler yapıyorlar. Fakat kitabın en çarpıcı bölümleri ikinci ve üçüncü bölümleri. Alex'in hapse girmesinin ardından yeni tedavi yönteminin -Ludovico'nun Tekniği- kendi üzerinde denenmesinin ardından yaşadıkları ve uğradığı değişim çok çarpıcı bir biçimde aktarılmış.
İnsan içindeki iyilik ve kötülükle bir bütündür. Kitabın ana fikrinde de olduğu gibi içinde yalnızca iyilik veyahut kötülük bir insan, insanlıktan çıkmış demektir. Her insan iyiyi ve kötüyü seçme şansına sahip olmalıdır. Her suçta ve suçlunun varlığında mutlaka hukuk düzeninin, devletin ve toplumun da payı vardır. Hiç kimse dünyaya suçlu olarak gelmez. Ludovico'nun Tekniği vb. yollarla insanların tek tipleştirilip 'Otomatik Portakal' haline getirilmesi onlara yapılmış asıl kötülük olur.
---SPOILER---
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
''Anladığım kadarıyla günah işlemişsin, ama cezan çok ağır olmuş. Seni insanlıktan çıkarmışlar. Artık seçme şansın yok. Toplumun onayladığı eylemlerin dışına çıkamıyorsun, sadece iyilik yapabilen küçük bir makinesin.''