Dönemin ahlak anlayışını sıkı sıkıya benimsemiş, erdemli, genç bir kontes ile ilk aşkı yeni tadan, hayat hakkında bilgisi zayıf genç bir oğlanın, kederle dolu iki geçmişin arasındaki fizikî olamayan ancak ruhlarına derinlemesine işleyen, yüce bir aşkın hikayesini anlatıyor bu kitap. Baştan sona betimlemelerle dolu olması okumayı zorlaştırsa da yazar, tini harekete geçiren, insanın çevresini bambaşka bir şekilde kavrayıp yorumlamasını sağlayan o hisleri kitabın sonuna kadar okuyucuya da hissettirmeyi başarmış. Aşkın baş döndürücülüğü, insanın özel anlamlar atfederek bulunduğu fedakarlıklar, insani duyguların sonucu ortaya çıkan hazzın karşı konulamazlığı ve beraberinde getirdiği acı veren pişmanlık gerçekçi bir biçimde hikayede işlenmiş. Kitabın sonu beni hem çok şaşırttı hem de Félix'in mektubu bitirdiğinde ne derin acılarda boğulabileceğini ve içine gireceği karamsarlık halini düşlediğimde sarsıldım.