Tanpınar'ın eserleri kolay anlaşılan türden değiller.Genel olarak bu güzel eser dört karakter üzerinde ilerliyor.İhsan,Nuran,Suat ve Mümtaz.. Cumhuriyet dönemi Türkiye'sini, İstanbul'u karış karış önünüze seriyor adeta..İnsan kimlikleri,düşünleri ve iç bunalımları iyisi ve kötüsüyle musikinin tadına vararak sanki siz yaşıyorsunuz gibi.. Kendi hayat deneyimlerinizle mukayese ederek başka hayatları öğrenmek bana iyi hissettiriyor.
Kitaplarla haşır neşir insanların kitabın kapağını kapattığında iyi ki okumuşum diyeceği bir eser... Tanpınar bana kalırsa Huzurun içerisindeki Huzursuzlukları anlatmış bize.
Vücutlarımız, birbirimize en kolay vereceğimiz şeydir; asıl mesele,hayatımızı verebilmektir.Baştan aşağı bir aşkın olabilmek,bir aynanın içine iki kişi girip,oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır!
Bu anı yaşamıyor değilim.Yalnız bana o kadar beklenmedik bir zamanda, kadın ve hayat tecrübem o kadar azken geldin ki, şimdi ne yapacağımı bilmiyorum.Düşünce,sanat,yaşama aşkı,hepsi sende toplandı.Hepsi senin hüviyetinle birleşti.Senin dışında düşünememek hastalığına müptelayım.