Çünkü hapishane yaşamının sonsuz sınırlamaları ve kısıtlamaları, insanı isyankâr kılar. En kötü yanı, insanın kalbini kırması değil taşlaştırmasıdır. 
Toplum bireyi müthiş cezalara çarptırma hakkını kendinde bulur; ama kötülüklerin en büyüğü olan sığlık, yaptığını anlamasına engel olur. Bireyin cezası bittiğinde onu tek başına bırakır; yani bireye karşı en önemli sorumluluğunun başladığı noktada, onu terk eder. Aslında kendi eylemlerinden utanır ve nasıl insan borcunu ödemediği alacaklıdan, onarılmaz biçimde incittiği kişiden kaçarsa toplum da cezalandırdığı bireyden kaçar.
Seni böylesine acımasızca suçluyorsam, kendimi suçlarken ne kadar acımasız olduğumu bir düşün. Senin bana yaptıkların korkunçtu ama benim kendime yaptıklarım daha da korkunçtu.