Tek bir gönül ilişkisi bile yaşamadan durgun geçen yirmi dört yıl sonucunda, kendi duygularını hemen algılama becerisiyle donatılmaktan uzak kalmış ve gerçek aşkın sıcaklığını asla tatmamış biri olarak gitgide hararetlendiğinin de farkında değildi.
Ruth içinse anlaşılması güç şeylerdi bunlar. Daha önce gönül tecrübesi yaşamamıştı. Bu konulardaki bütün deneyimini, günlük hayatın sıradan hakikatlerinin kurgu yoluyla gerçekdışı bir masal alemine tercüme edildiği kitaplardan edinmişti.
İnsanın bilgi birikiminin bu kadar büyük bir hacme ulaşabileceği hiç aklına gelmemişti. Korktu. Beyni bu kadar bilgiyi alabilir miydi? Ama sonra bunu becermiş olan bir sürü insan olduğu aklına gelince tutkulu, büyük bir yemin etti fısıltıyla, onların yaptığını kendisinin de başaracağına ant içti.