Kendimden o kadar çok şey buldum ki bu kitapta...Bir yaz akşamı rakı masası, bilmediğin bir şehirde turist olmak yerine lokal olmaya çalışmak, Haydarpaşa, Galata, Karaköy...Her şey gözümün önünden aktı gitti. Çok içten ve tanıdık bir hikaye...
"Bir insan güzel şarkıları seviyorsa sıradan olamaz diye düşünürüm. Çünkü müzik doğrudan ruhla konuşuyor ve söylediklerinin bir karşılık bulacağı ruhu da her zaman bulamıyor."
"Gibi olan hiçbir şeye tahammülüm yok benim, teslimiyet gibi görünen tanrı kompleksine, inanç gibi görünen histeriye, kentli gibi görünen kasabalılığa, yarım olan hiçbir şeye. Çünkü bir şeyin yarımı tamından ya da hiç olmamasından her zaman daha fena ve tehlikeli. Her şeyin yarımından korkacaksın."