Değişmeyen ritüele göre renklerin ve çizgilerin sonsuz hazzı zihnine nüfuz edebilsin diye, haftada bir kez Mona'nın elinden tutup onu önce bir sanat eserine -sadece bir tanesine- sessizce uzun uzun bakmaya götürecekti. Sonra sözlü ifade ederek bakacaktı ki görsel zevk duyma aşamasını geçip sanatçıların yaşam hakkında bize ne söylediğini ve onu ne kadar aydınlattığını anlayabilsin.
Henry onu çok bilmiş bir maymuna çevirmek istemiyordu. Gençlerin hatalarını bulup üstenci bir sesle onladı düzelten o komik dedelerden olmak istemiyordu, yapısında yoktu bu. Ona hiç ödev yaptırmamış, karnesine karışmamıştı. Ayrıca Mona'nın cümleleri ifade edişine hayrandı.