Neyyire Hanım’ın açılan her kapıdan bir felaketin gireceğine dair sarsılmaz bir inancı vardı. Pek haksız da sayılmazdı hani. Yolu aşka uğrayıp da bedbaht olmamış tek fert yoktu ona göre dünya yüzünde.
Dürtülerin vahşice ve kontrolsüzce boşaltıldığı şehvetin dizginlenmediği bir dünyanın son müthiş kalıntıları, şehvetin karanlık ormanı sadece dürtüleriyle hareket eden hayvanların olduğu bu ıssız sokaklar, sunduklarıyla heyecan verir, gizledikleriyle de çekicidir. İnsanların rüyalarına girerler.
İnsan gölgesinin sadakatle ve sessizce kendi adımlarını takip ettiğini hisseder,bazen farkında olmadığı bir istek gibi önünden koştuğunu hisseder, çok nadiren onun garip şekillerini gözlemler ve kendi benliğini bu değişik şekillerde görür!