berumend

Ne kadar güçlü olursa olsun insanın, "acziyet" ve "sığınma" duygusunu benliğinden söküp atması imkânsızdır. Bu duyguların yanı sıra insan, yaptığı iyiliklerin ve kötülüklerin kaybolmayacağına ve bunların karşılıklarını mutlaka göreceğine dair vicdanının derinliklerinde çok kuvvetli bir duygu daha hisseder. Bu his aynı zamanda söz konusu karşılıkların başka bir doğuş ve yaşamla ilgili olduğunu da insana hissettirir. Bu his ise sorumluluğun temelidir. İnsanın, bu dünyada gerçekleştiremediği için acizlik hissettiği duyguların en güçlüsü "ebedilik duygusu"dur. Sonsuzluk talebi, dolayısıyla da sonsuz yaşama isteği insan benliğinin en güçlü motivasyonudur.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Aslında ayet ve hadislerde insanın kalbî durumunun, iradi bir davranışıyla ilişkilendirilmesi bir bakıma insanın kendi duygularını kendisinin seçtiğini de ifade etmektedir. Çünkü fikir yürütme sonucu irademiz aracılığıyla seçtiğimiz davranışlar adeta beyin kimyamızı yeniden belirler. Bu belirleme ile ortaya çıkan yeni manevi durum ise düşünceyi ve iradeyi, dolayısıyla da davranışları inşa etmeye devam eder. Böylece kalp ile organlar arasındaki etki tepki ilişkisi aralıksız deveran eder durur. Görüldüğü üzere insan kalbinde oluşan yapılanma, davranış, ilgi, tavır ve ideallerin bir sonucudur.

berumend

, bir kitap okudu
Puan vermedi·88 syf.·
2024 6. kitabı
Halide Edib Adıvar
7.2/10 · 1.446 okunma
Nadiren bir karı-koca aynı birincil sevgi dilini kullanırlar. Biz, kendi birincil sevgi dilimizi kullanmaya eğilimliyizdir ve eşimiz iletmeye çalıştığımız şeyi anlamayınca kafamız karışır. Sevgimizi ifade ederiz, fakat mesaj yerine ulaşmaz. Çünkü, onlara göre, bizim konuştuğumuz yabancı bir dildir.