Beril

Beril
@beryl
Eğilip yerdeki kağıtları topladım. Onlara bir daha göz atmak için ne isteğim ne de gücüm vardı. Bütün bunlar sanki bir esinler saldırısı biçiminde gelen bir düşte oluşmuştu ve ben bu düşün sözcükler arasında tutsak kalmasına ve alçalmasına yanaşmıyordum.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Bu dünyada her şeyin gizli bir anlamı var," diye düşündüm. Her şey, insanlar, hayvanlar, ağaçlar ve yıldızlar hiyerogliftir. Onları heceleyip ne dediklerini anlayacak kişiye ne mutlu!
Sonunda ne zaman yalnız başıma, arkadaşsız ve sırf her şeyin düş olduğu gerçeğiyle birlikte ıssızlığa çekileceğim? Vücudumun hastalıktan, cinayetten, ihtiyarlık ve ölümden başka bir şey olmadığını görerek özgür, korkusuz, baştan başa sevinç içinde ormana ne zaman çekileceğim? Ne zaman? Ne zaman?
Hastalığın birinden kurtulup daha büyük başka birine tutulasın... Fakat bu da tutsaklık değil midir acaba? İnsan soyu için, Tanrı için kendini bir düşünce uğruna feda mı etmelidir? Ya da acaba efendimiz ne kadar yüksekteyse, tutsaklık zincirimiz de o kadar uzuyor ve o zaman çok geniş bir harmanın içinde sıçrayıp oynuyor, sonra ucunu bulamadan ölüyoruz, bunun adına da mı özgürlük demişiz acaba?
Tam ve namuslu düşünceler, sessizlik, ihtiyarlık ve dişsizlik ister. Dişsiz olduğun zaman: "Ayıp çocuklar, ısırmayın!" demek kolaydır. Ama otuz dişin olunca... İnsan gençliğinde canavardır, evcilleşmek bilmez canavardır ve insan yer.