“nasılsın, kelly? bilirsin, her konuda. nasılsın?”
“iyiyim.”
“yalan söylüyorsun.”
güldü. “olabilir.” elini ensesine götürerek bana hüzne bulanmış bir gülümsemeyle baktı.
“hâlâ nefes alabildiğime göre bunu başarı sayacağım.”
kulağa çok basit gelebilirdi. ancak tuhaf bir şekilde son zamanlarda nefes almayı en zorlu işlerden biri olarak görüyordum.