“Sağlık dramdan yoksundur. Uzun bir hastalığın ardından iyileşen bedenimiz bizi zehre, dünyevi can sıkıntısına hapseder. Her acı, bir daha doldurulamayacak bir boşluk bırakır ardında. Tedavisi mümkün olmayan bir can sıkıntısının pençesine düştüğünde hoş bir avuntu gibi görünür hastalık.
Can sıkıntısı melankolik bir durgunluk; umutsuzluksa kazığa bağlanıp yanan can sıkıntısıdır. İkisi de yaşamın iğrençliğinden doğar.”