Yıllardır kalınlığından çekinip ertelediğim bir seri idi. Ilk kitabi yeni bitirdim ve bugune kadar okudugum en sürükleyici roman olduğunu söyleyebilirim. Gerçekten de arka kapakta yazdığı gibi, dune, turun tüm olanaklarını suyunu çıkarana kadar kullanmış, bilimkurgu kelimesinin karsiligini tek başına doldurabilecek nitelikte bir roman.
Cok fazla karakter, mekan ve yeni terim olmasına rağmen gerek yazarın betimlemeleri, gerek senaryo işleyişi ile bir sayfada bile sıkılmadım. En fazla 30 40 sf sonra kitabın içine girip bir daha kopamıyorsunuz.
Gerek bilim, gerek kurgu. Ikisini de muazzam bir ustalıkla harmanlamış frank herbert. Eleştirebileceğim tek nokta kitapta ağırlığını fazlasıyla hissettiren ataerkil ve hiyerarsik dünya. Bu kadar zeki bir yazar icin fazla seksist bir evren olmus. Simdilik kadin erkek ilişkilerindeki bu gerici tutumun kitaptaki din eleştirisinden geldiğini ummakla yetiniyorum.
Ayrıca bilim-kurgu klasikleri çevirilerini okuduğum diğer 20 kitabın çoğunda beğenmemiştim. Ancak bu sefer ithaki gerçekten dogru kisi ile calismiş. Takdire şayan bir çeviri ile bu mükemmel eseri mutlaka okumanızı öneriyorum.