Dayak yiye yiye bu şehirde yaşamayı öğrenecekti. Hep tetikte olacaktı. Yasaktı dalgınlık. Daldı mi büyük şehir insanı; kornalar çanlar, küfürler, gıcırtılar, çarpmalarla kendilerine geliyordu. Güler'e baktı. Onlarda mı dalmıştılar. Yoksa bu şehir onları da mı kendilerine getirecekti?
Bir gün geleceğini, resimlerini merak ettiğini, yalnız kötü bir huyu olduğunu, ikinci girişinde konuştuğu kimselere 'siz' diyemediğini söyledi. Sonra bıraktı gitti.