İmkansız diye bir şey var mıdır?
Çabayla isteklerimizi imkanımız dahilinde yapabilir miyiz?
Hayata dair ne olumsuz düşünceleriniz varsa bu kitap bakış açınızı değiştirecektir, eminim!
Size, 2 gün önce okumaya başladığım ve az önce bitirdiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Evet aslında yoğun zamanlarım olmasına rağmen sayfa sayısı az olsa da erken zamanda bitirdim. Öylesine akıcı bir içeriğe ve sade bir dile sahip. Kitabın türü otobiyografi. Otobiyografik kitapları çok tanınmayan insanlar olmadığı müddetçe pek önemsemem ama Sol Ayağım pek de diğer otobiyografik romanlara benzemiyor. 2 veya 3 yıl önce bu kitabın film uyarlamasını izlemiştim o zaman çok yoğun duygular yaşamıştım. 100 temel eserimizden olması dolayısıyla da okumam gerektiğini düşündüm. Ve iyiki okumuşum. Herkesin okuması ve başucu kitabı olabilecek bir kitap.
Öncelikle yazarımızdan söz edeyiim biraz size. Christy Brown yirmi üç çocuklu duvarcı ailenin, hayatta kalabilen on üç çocuğundan biri olarak Dublin’de doğdu. Doğuştan beyin felçli olarak dünyaya gelmişti. Beyin felci kurbanı olduğu için konuşmasını ve hareketlerini kontrol edemiyordu; sol ayağı hariç. Doktorlar ve aile dostları tarafından doğumundan sonra zihinsel engelli ve embesil gibi laflar işitse de annesi, hiçbir zaman söylenenlere kulak asmamış; çocuğun zihinel bir özrünün olmadığını ve sadece fizikel engeli olduğunu göstermeye çabalamış hayatının her döneminde. Götermiş de.. Hayatımda bu denli ayaklarının üstünde durup, kötü olaylar karşısında umutsuzluğa kapılmadan mücadele veren şahit olduğum tek tük insanlardan biri Christy Brown’ dan önce annesi geliyor.
Eğitimi olmamasına rağmen bir gün Christy’ nin kardeşinin kalemine yaptığı hamle sonrası ailedeki tüm bireylerin neredeyse hayatı değişiyor. Herkes elele vererek kardeşlerinin