Artık, hayatla barıştım. Her şeyi tekrar seviyorum. Kamran, bir akşamüstü, kalbime gömdüğüm o miniminileri öldüren sen olduğun halde bu gece, senden bile eskisi kadar nefret etmiyorum.
Artık aklıma bile getirmediğim Kamran'ın o kadar nefret ettigim gözleri, beni yeşil renge garez ettirdi.
Şimdi gayet iyi hatırlıyorum. Kamran, ben evvelden de, senden şimdiki kadar nefret etmediğim zamanlarda da gözlerine garezdim. Bu garez başladığı zaman, daha on iki yaşımda yoktum. Kendin de, elbette unutmamışsındır. İkide bir avuçlarıma toz doldurarak yüzüne serperdim. Bu, yalnız bir çocuk yaramazlığı mıydı acaba? Hayir, güneş islemiş yosunlu denizler gibi içlerinde hileli hareler dolaşan gözlerini acıtmak içindi.