Alice Miller bu kitabında başta Dostoyevski, Çehov, Kafka, Nietzsche, Virginia Woolf, Yukio Mişima gibi ünlü isimler olmak üzere, farklı insanların üzerindeki, küçüklükte ebeveynleri tarafından maruz kaldığı davranışların psikolojik ve bedensel etkiyi anlatıyor. Kapaktaki “Üzerini örttüğümüz her şeyin altında kalırız.” sözü bu kitabı çok net özetliyor. Bu acılar bir gün, bazen yavaşça, bazen birdenbire bir hastalık olarak karşılarına çıkabiliyor.
Bu tarz kitapları herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Kendi içinizdeki bazı sorunların nedenini fark edebilir, etrafınızdaki insanları daha iyi anlayabilir, çocuğunuza daha iyi bir ebeveyn olabilirsiniz. Bize basit gelen şeyler, o zaten küçük, o anlamaz, o bilmez diyerek yaptığımız her hareket, onların minik, hassas ruhları üzerinde büyük bir etki bırakıyor, bazen bu etki o kadar büyük oluyor ki, ne yapsa, kaç yaşına gelse bu sorunları çözemiyor. Bunun yakından gördüğüm örneklerinden biri @heytuvba (Instagram adresi). Bu konu ilginizi çekiyorsa youtube’daki “ilgi çekmek için depresyona girmek.” adlı videosuna bir göz atabilirsiniz.(Kanalın adı Tuvba.)
Tabii bu tarz kitapları okudukça, çocuk sahibi olmaktan da bir o kadar korkuyorum. Bebekler, çocuklar ruhen yaralanmaya o kadar açıklar ki, çocuğumda böyle bir yara bırakmaktan çok korkuyorum. Bazı insanlar ebeveynliği sadece bedensel ihtiyaçları gidermek olarak görse de, çocukların sadece karnını değil, ruhunu da doyurmamız gerekiyor. Doğdukları andan itibaren sevgiye, ilgiye ihtiyaç duyuyorlar. Çocuk gelişimi ilgimi çok çeken bir alan olduğu için biraz çok konuştum bu sefer. Okul öncesi öğretmeni olmak, çocuk gelişimi alanında uzmanlaşmak istemiştim fakat endüstri mühendisliği okuyorum maalesef :D Bir sonraki dönem kısmet olursa açıköğretimden okumayı planlıyorum,