Betül Akdemir

Betül Akdemir
OLSUN DA GÖR
O gün gelsin neşemiz tazelensin de gör Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör Seyreyle gülü, bülbülü Çifter çifter aylar gökyüzünde Her gece ayın on dördü Kuşlar geçecek damların üstünden Kuşlar konacak damlara Kanat seslerini duyup uyanırlarsa Gene kuşlarla uyusun çocuklar Olanı biteni anlatma Hiç görmediğim şey bu Kurdun gözü yılmış sürüden Elmanın yarısı soğuk yarısı sıcak Ağulu bitkilere dolanmış salkım Güneşten yağmur boşanacak Yetsin demir çağının beyliği Yeni bir gün başlıyor demek Yeryüzünde korkusuz yaşamak İki milyar kişiye bir dünya İki milyar kişiye iki milyar ekmek Yazık olur bu düş yarı kalırsa Barış günü insan hakkı yenirse Köroğlu’nun sözü dinlenmelidir Sivas ilinin Banaz köyünden Pir Sultan Abdal dirilmelidir
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İnsan yaşar kafasıyla Ama yetmez kafası ona Kendiniz deneyin isterseniz Kafanız bir pireyi besler anca Çünkü bu hayat için Yeterince akıllı değildir insan Bu yüzden varmaz bile farkına Hayatın hile ve hurdalarının Yani kendinize bir plan yapın Dönüşün bir ışığa Yedek bir plan daha yapın sonra İkisi de olmayacak nasılsa Çünkü bu hayat için Yeterince kötü değildir insan Yine de çabalamaya devam etmesi Olur güzel bir manzara Tabi kovalayın talihinizi Çok hızlı koşmayın ama Çünkü herkes kovalar talihi Talih arkadan kovalar oysa Çünkü bu hayat için Yeterince kanaatkâr değildir insan Bu yüzden tüm çabaları Kendini kandırmaktır aslında Kurt Weill Die Dreigroschenoper-Bertolt Brecht
Ne kadar güzel şey: Yolun üstündeki bina Yıkıldığı zaman Bilinmeyen bir ufuk görmek. Bütün Şiirleri
Bizden Sonra Doğanlara
Gerçekten karanlık bir çağdır yaşadığım! Ahmaktır hilesiz söz. Düz bir alın Vurdumduymazlığa işaret. Gülen Kötü haberi almamış henüz. Nasıl bir çağdır bu, Ağaçlardan bahsetmenin neredeyse suç sayıldığı Birçok alçaklığa suskun kalışı içerdiğinden. Yolu kaygısızca karşı karşıya geçen Ulaşılmazdır artık herhalde Zorda kalan arkadaşları için. Doğrudur: geçimimi sağlamaktayım hala Fakat inanın: bu sadece bir tesadüftür. Yaptıklarım Arasında hiçbir şey hak vermiyor karnımı doyurmaya. Tesadüfen ayaktayım. ( Şansım ters giderse mahvoldum.) Diyorlar ki: ye ve iç sen! Sevin, neyin varsa! Fakat nasıl yiyip içeyim ki, yediğim Bir açın ellerinden kaptığım lokmaysa, bir Susuzun sorduğu bardak suysa içtiğim? Ve yine de yiyip içiyorum ben! Ben de bir bilge olmak isterdim. Yazıyor eski kitaplar bilgelik nedir: Dünya kavgalarına uzak durmak ve o kısa zamanı Korkusuz geçirmek Şiddete başvurmadan hem Kötülüğe iyilikle karşılık vermek
“Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için kuvvet, değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve bu ikisini birbirinden ayırmak için akıl ver.”