Eserin adı olan “kervan”, dünyada yol alan insanları simgeleyen güçlü bir metafordur. Her hikâyede farklı kişiler karşımıza çıkar: dervişler, yolcular, yöneticiler, âşıklar ya da sıradan insanlar… Ancak hepsi aynı yolda yürür; nefsle mücadele eden, sabrı öğrenen ve anlam arayan bireylerdir.
Pala’nın anlatımı tarihsel göndermelerle ve eski Türkçe kelimelerle zenginleşir. Bu durum metne estetik bir derinlik kazandırırken, bazı okurlar için dili zaman zaman ağırlaştırabilir. Buna rağmen yazarın akıcı üslubu ve imgelerle kurduğu dünya, okuru düşünmeye sevk eder.
Kervan’da en çok öne çıkan temalar; iman, kader, aşk (özellikle ilahî aşk), fanilik ve insanın kendini tanıma çabasıdır. Hikâyeler didaktik bir ton taşımakla birlikte, doğrudan öğüt vermekten çok semboller aracılığıyla mesajını iletir.
Sonuç olarak Kervan, hızlı okunabilecek bir hikâye kitabından ziyade, yavaş yavaş sindirilmesi gereken; her bölümünde okuru içsel bir yolculuğa davet eden bir eserdir. Tasavvufî metinlerden hoşlanan, derin anlamlar arayan okurlar için dikkat çekici bir yapıttır.