ŞEHİR

Bir katili mahkûm eden hâkim bile eve gittiğinde hâlâ şunları söylüyor olabilir: "Tanrı yardımcım olmasaydı, onların yerinde ben de olabilirdim." İstisnasız bütün Alman Yahudileri, 1933'te Alman halkının üstünden geçen ve Yahudileri günden güne paryaya dönüştüren koordinasyon dalgasını lanetliyordu. Hiçbirisinin kendisine bir kere olsun, eğer izin verilseydi bizden kaç kişi aynı şeyi yapardı, diye sormamış olması nasıl açıklanabilir?
Sayfa 300·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yine de, Eichmann'ın her zaman "üstlerinin emirleri" doğrultusunda hareket ettiği; İsrail hukukunun sıradan hükümleri uygulansaydı, Eichmann'ı en ağır cezaya çarptırmanın aslında zor olacağı doğruydu. İşin aslına bakarsanız, tıpkı diğer ülkelerin hukukları gibi İsrail hukuku da hem teoride hem de pratikte, "üstlerin emirlerinin", gayri meşruluğu "apaçık" olduğunda bile bir insanın vicdanının normal işleyişini ciddi bir biçimde altüst edeceğini kabul etmelidir.
Sayfa 298·Kitabı okudu
Alıntı
Davalının kendisini bir insan olarak değil de sadece bir görevli olarak hareket etmesine, bu görevde kendisinin yerine kuşkusuz başka birisinin de olabileceğine dayanarak savunması, bir suçlunun -falanca yerde bir günde şu kadar suçun işlendiğini gösteren- suç istatistiklerine dikkat çekerek sadece istatistiksel olarak bekleneni yaptığını, bu suçu bir başkasının değil de kendisinin işlemesinin rastlantıdan ibaret olduğunu, zira öyle veya böyle birinin bunu yapması gerektiğini öne sürmesine benzer.
Sayfa 294·Kitabı okudu
Alıntı
Eichmann ne Iago'ydu ne de Macbeth ve III. Richard gibi bir "cani" olmasıysa neredeyse imkânsızdı. Terfi etmek için gösterdiği olağanüstü gayreti bir yana bırakırsak, onu harekete geçiren hemen hemen hiçbir şey yoktu. Bu gayret de kendi başına kriminal değildi elbette; bir üstünün yerine geçmek için asla onu öldürmeye kalkmazdı. Eichmann sadece, gündelik dilde söyleyecek olursak, ne yaptığını hiç fark etmemişti. Zaten aylar boyunca polis sorgusunu yöneten bir Alman Yahudisinin karşısında oturmasını sağlayan da tam da tahayyül yetisinden bu kadar yoksun oluşuydu; bu adama içini dökmüş ve tekrar tekrar SS'te sadece yarbay rütbesine kadar yükseldiğini, terfi etmemesinin kendi hatası olmadığını anlatmıştı. Bütün bunların ne anlama geldiğini ilke düzeyinde gayet iyi biliyordu ve mahkemeye verdiği son ifadede "[Nazi] hükümetinin belirlediği değerlerin yeniden değerlendirilmesinden" bahsetmişti. Aptal biri değildi. Dönemin baş suçlularından biri haline gelmesine olanak sağlayan -aptallıkla kesinlikle özdeş olmayan bir şeyden- fikirsizlikten başka bir şey değildi. Hali "sıradan" ve hatta komikse, Eichmann'da şeytani ve uğursuz bir derinlik bulma konusunda en kararlı insan bile sonunda pes ediyorsa, bu durum aleladelikten hâlâ çok uzaktır. Ölümün nefesini ensesinde hisseden, dahası darağacının altında duran bir adamın, hayatı boyunca cenaze merasimlerinde duyduklarından ve bu "yüce sözlerin" kendi ölümünün gerçekliğini tümüyle bulutlandırması gerektiğinden başka bir şey düşünememesi elbette alelade bir şey değildir. Gerçeklikten bu kadar uzak ve bu kadar fikirsiz olmak, belki de insanın bünyesinde bulunan bütün şeytani içgüdülerin vereceği zarardan daha büyük bir yıkıma yol açabilir.
Sayfa 292·Kitabı okudu
Alıntı
Meselenin artık belli bir insandan, sanık sandalyesinde oturan tek ve yalnız bir bireyden ziyade, bütün Alman halkı ve antisemitizmin bütün biçimleri, modern tarihin tamamı veya insan doğası ve ilk günah meselesi olduğu söylenebilir - dolayısıyla sanık sandalyesindeki davalının hemen arkasına insan ırkının tamamının gizlendiği öne sürülebilir. Bütün bu meseleler, özellikle de "hepimizin içinde bir Eichmann yattığını" keşfedene kadar içi rahat etmeyenler tarafından sık sık tartışıldı. Davalının bir sembol, duruşmanın da tek bir şahsın suçlu veyat masum olmasından açıkça daha ilgi çekici meseleleri gündeme getirmek için bir bahane olduğu düşünülürse, tutarlılık adına, Eichmann'ın ve avukatının iddiasını da kabul etmemiz gerekir: Eichmann'dan hesap soruluyordu, çünkü hem Almanya Federal Cumhuriyeti için hem de bir bütün olarak olaylar ve bu olayların gerçekleşmesini mümkün hale getiren şeyler -yani antisemitizm ve totaliter yönetimin yanı sıra insan ırkı ve ilk günah- için bir günah keçisi gerekiyordu.
Sayfa 291·Kitabı okudu
Alıntı