Doğarken gülümse
Acıyı tatmamış yüreğinle
Bir siyah bir beyaz
Gök ırgalansın…
Büyürken gülümse
Çağlayanlar gibi
Bir erguvan renginde bir yeşil
Ufuklar çalkalansın…
Severken gülümse
Rıza diye, tiryak diye
Bir pembe bir sarı
Sevgin yarınlara dal-budak salsın…
Daha çok gülümse pîrliğinde
Süzülmüş oğul balı renginde
Bengi-su tadında
Taşlar topraklar sevdalansın…
Hep ileriye bak gülümse
Her zaman sevgiliyle birlikte ol
Vuslat renginde
Taş-toprak hülyalara dalsın…
Ölürken gülümse
Tazele aşkını son nefesinde
Birazcık gözyaşı bulunsun sesinde
Gökyüzü hep ıslak mavi kalsın…
Bahaettin Karakoç
çiçekçiden bir gül aldım
tuttum sana sapladım
hayır, kendime
sarhoş bir barda
ellerimi bıraktım
dışarıda
silah beyaz bulutlar
masada anahtarlar vardı
hiçbiri kapını açmadı
aynı barda gençliğimi