“Kısa bir özgürlük ânı. Dökülmüş bütün taç yapraklarını topladım ve onları yüzdürdüm. Bazılarının içine yağmur damlaları koydum. Bir deniz feneri yerleştireceğim buraya, bir beyaz ballıca çiçeği. Kahverengi çanağı bir o yana bir bu yana eğeceğim ki gemilerim dalgaları aşabilsinler. Bazıları batacak. Bazıları kayalara çarpacak. Biri tek başına yüzüyor. O benim gemim.” Virginia Woolf / Dalgalar
Çünkü sevmek, yeni bir dil inşa etmek demek. İki kişilik bir dil. Çünkü aşkın olduğu yerde muhakkak kelam vardır, sessizlik değil. Harfin olduğu yerde ise bir katre hüzün vardır, neşe değil. Mürekkep denizlerinde beyaz bir sayfa gibi yelken açtım. Cezalı bir öğrenci gibi yüz kere, bin kere, on bin kere alt alta ismini yazdım. Senin bile bilmediğin kelime oyunları yakaladım isminde. Harflerden fal baktım, hikâyeler yazdım kaderine. Rotasız, haritasız, bata çıka ilerledim. Kırk gün kara yüzü görmeden, kitaplardan burnumu çıkarmadan, insanlarla muhabbet etmeden yolunda gittiğim oldu. Gün oldu su aldı gemim, yaralandı. Ufuk çizgisinde güneş misali ışıldadı mütebessim yüzün. Her gündoğumunda yeniden sevdim seni, her günbatımında bir kez daha kaybettim. Elif Şafak
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çünkü sevmek,yeni bir dil inşa etmektir.İki kişilik bir dil.. Çünkü aşkın olduğu yerde muhakkat kelam vardır, sessizlik değil. Harfin mürekkep olduğu bir yerde ise bir katre hüzün vardır, neşe değil. Mürekkep denizlerinde beyaz bir sayfa gibi yelken açtım. Cezalı bir öğrenci gibi yüz kere, bin kere, on bin kere, alt alta ismini yazdım. Senin bile bilmediğin kelime oyunları yakaladım isminden.Harflerden fal baktım, hikayeler yazdım kaderine.Rotasız, harittasız, bata çıka ilerledim. Gün oldu su aldı gemim, yaralandı. Her gündoğumunda yeniden,yeniden sevdim seni.her günbatımında bir kez daha kaybettim.
Çünkü sevmek, yeni bir dil inşa etmektir. iki kişilik bir dil... Çünkü aşkın olduğu yerde muhakkat kelam vardir, sessizlik değil . Harfin mürekkep olduğu bir yerde ise bir katre hüzün vardır, neşe değil. Mürekkep denizlerinde beyaz bir sayfa gibi yelken açtım. Cezalı bir öğrenci gibi yüz kere, bin kere, on bin kere alt alta ismini yazdım . Senin bile bilmediğin kelime oyunları yakaladım isminde. Harflerden fal baktim, hikayeler yazdim kaderine. Rotasiz, haritasiz, bata çıka ilerledim. Gün oldu su aldı gemim, yaralandı. Her gün doğumunda yeniden, yeniden sevdim seni, her gün batımında bir kez daha kaybettim.
Çocuksu umutlar besledim yıllarca. Kağıttan uçaklar yapıp camdan dışarı attım, gökyüzünde özgür bir kuştum. Gemilerimi, yoksul mahallemin yağmur sonrası çukurlarında yüzdürdüm hep. Çamurlu ayaklarım ve gri gökyüzüne rağmen beyaz bir gemim vardı. Umuttu bu.
Alışamadım Yok Oluşuna
Nice zaman oldu ey sevgili sana iki satır yazmayalı Yazmayalı ve konuşmayalı nice zaman Kaç mevsim, kaç yağmur sonrası Kaçıncı cemrenin, kaçıncı kez ruhuma yağışı Kaç tipi, kaç fırtına // Gittiğin günü unuttum ama Sırtına dökülen saçların Gözyaşlarını kurutan parmakların Peçete bozgunu parçalanmış mendil parçaların Siyah kazağın,beyaz gömleğin Çantanı sırtına hızla alışın Yüreğimi paralayan hıçkırığın Hala aklımda. // Hala aklımda.. Dünyanın başıma yıkıldığı an Giderken bıraktığın son hatıra Gitmen gerekiyordu gittin Bitmen gerekiyordu ama bitmedin. Bizi ölüm ayırırdı ancak
Şiir