Bu eseri yıllar önce okumuştum. Yeniden okumakla iyi bir karar verdiğimi düşünüyorum. Ahmet Hamdi Tanpınar, Ankara, Erzurum, Konya,Bursa ve İstanbul’u anlatıyor kitapta.
Ben de incelememi bu sırayla ve bu bölümler üzerinden yapacağım. Tanpınar’ın Ankara’sı O’na daima savaşa hazır görünür. Burayla ilgili tarih ve biraz coğrafya bilgisinden sonra doğal olarak sözü milli mücadeleye getirir. Ankara’nın bu buhranlı yıllarındaki yerini anlatır.
Erzurum bahsini okurken savaşların bu şehirde yaptığı tahribatı adeta yaşattırıyor insana. Spoiler vermek pahasına da olsa şunu söylemek zorundayım. Düşünsenize dört yıl bu dağlarda kurtlara insan etinden ziyafet çekilmiş.
Bu güzel yurt köşesine üç kere gittim. Her gidişimde de beş altı gün kalıp kalesini, çarşısını, tabyalarını, kervansaraylarını gezdim. Yöresel ve hediyelik ürünlerini satın alıp özgün yemeklerini tattım. Kitapta burayla ilgili bölümleri okumak dördüncü kez gitmek gibiydi. Anılarım yeniden canlandı.
Konya bahsi Anadolu Selçuklu Devletinin siyasi tarihi, mimarisi,günümüze kadar uzanan tasavvufi unsurları hakkında ayrıntılı bilgi veriyor. Mevlana ve Mevlevilik bu bölümde önemli bir yer tutuyor.
1990-1994 yılları arasında burada yaşamıştım. Orayla ilgili anılarım nedense Erzurum gibi canlanmadı okurken. Alaaddin tepesi ve civarında dolaştırdı durdu kitap beni. Sanki ansiklopedide bir maddeyi okur gibi, bilgi dolu ama yavan,ruhsuz. Halbuki Konya bozkırın orta yerinde mücevher gibi parlayan bir şehir. Burayı okumanın daha çok heyecan vermesini beklerdim.
Bursayı şairane bir dille anlatıyor Tanpınar. Hele zaman ve Bursa ilişkisini anlattığı bölümleri birkaç kez okudum. Bu ilişkiyi tarihin, mimari şaheserlerin, sultanların da itibar ettiği tarikat şeyhlerinin yardımıyla anlatıyor. Aynı zamanda burayı su şehri olarak
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma