Puan vermedi
Soner Yalçın kimdir diye Soracak olursanız, Mesleğini ve bu meslekteki yeteneğini Belki de en iyi şekilde Kullanan bir kimsedir diyebilirim. Kitabın ilk sayfalarında ( önsöz kısmındaki ) Montaigne'ye ait söz ise Soner Bey'in artık daha gözü kara Bir kimse olmaya karar verdiğinin Benim açımdan en büyük göstergesidir. Ve yine aynı sayfada Tevrat'taki Âdem ve Havva'nın Cennetten kovuluş anlatıları üzerinden, Onlar sorumluluk almadılar Ve birbirlerini suçladılar, ( Yaratıcı'ya ithafen ) Bizler, bizi nasıl yarattıysan öyleyiz deyip Suçu Yaratıcı'ya atmak Kitabın önsözündeki mantık kurgusuna Ters düşmektedir. Şayet sizin ya da Kitabın editörlüğünü yapan beyefendi Ya da hanımefendinin gözünden Kaçmış bir şey ise bir şey diyemem. Ama bile isteye ve düşünülerek Kitabın ilk sayfalarına konulduysa Bu kitap daha ilk sayfadan Kendisiyle çelişiyor demektir.
1000Kitap
TağutSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2024395 okunma
9/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 03:43
Ben Ayperi ve Ömer çiftini çok sevdim ama tabikide kitapta beğenmeğim bir çok nokta oldu en basiti Melike'nin boş yaptığı sahneler ve Ayperi'nin geçmişini bin kere okumamız. Başta çok sorun etmemiştim ama giderek artınca sıkılmaya başladım. Ama ÖMERE AŞIK OLDUM. Ben daha önce bu kadar beyefendi, saygılı, kesin, sevgisinin arkasında duran, dürüst, mert bir karakter okumamıştım hayran kaldım ona. Tabikide tek bir favori çiftim yok diğer favori çiftin Şeyma - Muharrem çifti. Şeyma çok olgun, nerde ne yapacağını bilen bir kadın böyle akıllı karakterleri okumayı seviyorum. Muharrem'in sürekli bahaneler bulup kızların evine gelmesi çok tatlı. En son TRT yok diye gelmiştiAldığım duyumlara göre 2. kitapta sahnelerimiz artacakmış neyseki 2. kitapta elimde var
Tozlu Pembe ILoresima · Ephesus Yayınları · 2026547 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·120 syf.··
2026 38. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:35
Beni tanımadı! Bana beyefendi dedi! İşte bana kalan son şey de gitti..." Kitabın en vurucu cümlesi. İdama gitmeden hemen önce kızı ile vedalaşan mahkum, kızı ile görüştüğünde küçük kızı(Marie)onu tanımaz. Hatta Marie babasının öldüğünü söyler. Bir baba için ölmeden önce evladı tarafından zaten ölü bilinmek idamdan daha acı olsa gerek.İdam mahkumu için ölüm korkusundan ziyade artık hiçbir anında yanında olamayacağı, yetim bırakmanın ötesinde idam mahkumunun kızı damgasını miras olarak bırakmak daha ağır gelir. Mahkum neden idama çarptırılır bilinmez ama kitabı okurken bu sorunun cevabı dq önemini yitirir. Çünkü mahkumun duyguları ve yaşadığı trajedi daha da önemli hale gelir.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,8bin okunma
Spoiii
7/10
·488 syf.··
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 11:16
Yine bir Rita Hunter kitabı olan Aşkın Ateşi ile karşınızdayım. Bu inceleme kitaptan çok başkarakterimiz Adrian'ın incelemesi olacak. Çünkü kitabı sadece Isabel'in gözünden okusaydık, kendisinden oldukça nefret edebilirdik. Gerçi bu haliyle de kendini pek sevdirebildiğini söyleyemem. Öncelikle aynı anda üç farklı kadına karşı şehvet hissetmesi, uçkuruna oldukça düşkün bir beyefendi olduğunu gösteriyor. Sonrasında ise Isabel'e sahip olabilmek için intikamını bahane etmesi cabası. Isabel karşı çıkmasaydı büyük ihtimalle onunla evlenmeyi değil, metresi olmasını teklif edecekti. Neyse ki böyle bir teklif gelmedi. Bir de eski karısı Eleonora'ya duyduğu aşk meselesi var. Sevdiğin insanı kaybetmek kolay değil, bunu anlıyorum. Ancak Isabel'e "Sen onunla kıyaslanamazsın" demesi hiç hoş değildi. Evet, söyledikten sonra pişman oluyor ama özür dilemeyi akıl etmiyor. Üstelik Isabel'i sevdiğini fark ettiği hâlde bunu söylemek için sayfalarca bekliyor. Konuş artık be adam! Bir noktadan sonra Isabel de işleri biraz fazla uzattı. Genel olarak kötü bir kitap değildi ancak olaylar gereğinden fazla uzatılmıştı. Okurken kendimi sanki sezonlarca süren bir dizi izliyormuş gibi hissettim. Yine de tarihi aşk romanlarını seviyorsanız kitaba bir şans verebilirsiniz.
Aşkın AteşiRita Hunter · Epsilon Yayınları · 2012432 okunma
41 Yıl Bekleyip 98 Sayfa Konuşmak Diyince de Sen Henrik
5/10
·120 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:26
Kapağına ve arka kapak yazısına aldanıp, “Kısacık zaten, araya sıkıştırır hemen bitiririm” diye okuma listeme eklediğim kitaplardan biri oldu. Fakat hiçbir şey planladığım gibi gitmedi. Neden mi? Çünkü kitapta Henrik Bey diye, geçmişiyle hesaplaşmayı kırk bir yıl boyunca erteleyip sonunda karşısındaki kişiyi bulunca da susmak bilmeyen bir beyefendi var. Adam 41 yıl boyunca içinde biriktirdiği ne varsa tek seferde anlatmaya karar vermiş olacak ki, kitabın büyük kısmı onun bitmek tükenmek bilmeyen monoloğundan oluşuyor. İki cümlede anlatılabilecek düşünceler sayfalar süren, katman katman uzayan cümlelere dönüşüyor. Bir noktadan sonra kendimi hikâyeyi değil, Henrik Bey’in nefes kontrolünü merak ederken buldum. Karşısındaki misafir konuşacak mı, farklı bir bakış açısı gelecek mi diye uzun süre bekledim. Ama nafile. Henrik Bey konuşuyor, yine konuşuyor, biraz daha konuşuyor. Edebi değerini ve birçok okurun neden sevdiğini anlayabiliyorum; atmosferi, yalnızlık ve dostluk üzerine söyledikleri elbette kıymetli. Ancak benim için bu kitap, etkileyici bir yüzleşme hikâyesinden çok, tek kişilik ve oldukça uzun bir konuşmaya dönüştü. Ne yazık ki beni içine çekmeyi başaramadı.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
Bir çift öküz = Bir tutam mutluluk
9/10
·115 syf.··
2026 45. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:05
Türk klasikleri içerisinde konusu İstanbul dışında işlenmiş nadide eserlerden birisi: Karabibik Şaşalı İstanbul konaklarında büyüyen beyefendi ve hanımların aşk hayatı yerine, gariban köylünün yaşadığı gündelik sıkıntıları konu alan hikayemizin ana kahramanı Karabibik... Karabibik ağabeyimiz; eşi vefat etmiş, yaşça büyük ve henüz evlenememiş kızı Huri ile birlikte yaşayan, aşağı yukarı bir dönüm tarlasını zorlukla ekip nasibini çıkarmaya çalışan biridir. Hikaye içerisindeki diyalogların yörenin şivesiyle aktarılmış olması, beni okurken birçok kez gülümsetti. Ayrıca Nabizâde Nâzım’ın, görevi mahiyetiyle coğrafyamızın birçok yerini görmüş olması, bu eserinde gözlemlerini ne kadar ustaca kaleme aldığını açıkça gösteriyor. Çok kısa ama tadı damağınızda kalacak bir eser, eminim. :)
Edebiyat
KarabibikNabizade Nazım · Kitapzamanı Yayınları · 201011,9bin okunma