youtu.be/eB_5g33KCEE?si=...
Çok aşığın var diyorlar
yalan de, yeter bana
bir sevda sözü fısılda
hazırım inanmaya
gönül hırsızı diyorlar
inkar et, yeter bana
gözlerindeki cevaba
korkuyorum bakmaya
geceler uzun ve yalniz
yoksun sabaha kadar
düşümde bile gunahkarsin
bunu kim hayra yorar
ardımdan deli diyorlar
belki de yalan degil
yanımda bile uzaksin
nasıl dayansin gönül
çok ahlar aldı diyorlar
inkar et, yeter bana
gözlerindeki cevaba
korkuyorum bakmaya...
Başka türlü birşey benim istediğim
Ne ağaca benzer ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava
Nerede gördüklerim, nerede o beklediğim
Rengi başka, tadı başka
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığımdan uzun
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince, dalın yüksekliğince rüzgarda
Ve bir yeni ömür vardığın çimen yeşilliğince
Yaşım yirmi altı.
Sana kırk senedir aşığım.
Hayat kadar berrak, ölüm kadar karmaşığım.
Yüreğim kirli bir gökyüzü, sense dolunay... Ruhunu esir alan sarmaşığım!
Titreşirken kalplerimiz Ankara soğuğunda
nice umut yeşerir gecenin soluğunda.
Biz o bankta oturmuşuz
Kalubela'dan beri.
Kaç bahar görmüşüz kim bilir kaç zemheri...
İlk kez ayın halesine sırnaşığım; yaşım yirmi altı.
Sana kırk senedir aşığım.
Bir bakış ki açıyor gönül muammasını,
İki sevdalı kalbin en gizli yarasını,
Bir bakış ki kudreti hiç bir lisanda yoktur,
Bir bakış ki bazen şifa, bazen zehirli oktur.
Bir bakış, bir aşığa neler anlatır,
Bir bakış, bir aşığı saatlerce ağlatır
Bir bakış, bir aşığı aşkından emin eder,
Seven insanlar daima gözleriyle yemin eder...
Faruk Nafiz Çamlıbel