İskender Pala tarafından kaleme alınan Abum Rabum,
Hz. İbrahim’in hayatı ve mirası etrafında şekillenen, polisiye ve casusluk unsurlarıyla harmanlanmış tarihi bir roman.
Kitabın Özeti
Tokyo’da bir üniversitede çalışan Japon Sümerolog Keiko’nun gizemli bir cinayete kurban gitmesiyle başlar. Keiko’nun üzerinde bulunan ve şifreli mesajlar içeren bir tablet, uluslararası istihbarat servislerini (CIA, Mossad, MİT) örgütleri harekete geçirir.
Olayların merkezinde, bir dinler tarihi asistanı ve Sümerolog olan Selim ile emniyet istihbaratından Alperen yer alır. Hikaye, İstanbul'dan Şanlıurfa'ya, Harran'dan Kudüs'e ve Mısır'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada geçer. Hz. İbrahim’e ait olduğu düşünülen ve dünya dinlerini birleştirebilecek ya da kaosa sürükleyebilecek "Abum Rabum" (Yüce Baba) gizemini çözmeye çalışırken kendilerini büyük bir küresel güç savaşının içinde bulurlar.
Hz. İbrahim'in Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet için ortak bir ata olması gerçeğinden yola çıkarak, dinlerin kökenini ve bu ortak mirasın günümüz siyaseti üzerindeki etkisini sorgular.
İskender Pala, klasik polisiye kurgusunu akademik bilgiler ve dini kıssalarla ustalıkla birleştirmiştir. Kitapta yer alan Sümer tabletleri, arkeolojik buluntular ve ezoterik bilgiler okuyucuya bir yandan macera sunarken diğer yandan bilgi aktarır.
Kitap, Ortadoğu üzerindeki güç oyunlarını, "vaat edilmiş topraklar" idealini ve küresel örgütlerin dinleri nasıl birer kontrol aracı olarak kullanmak istediğini eleştirel bir dille ele alır.
Kitaptan Alıntılar
"İbrahim'in alevleri arasından sonsuzluğa açılan bir dehliz gibi..."
"Kulluk tek İlah'adır, O'na karşı gelme!"
"Peygamberler çağını artık kapatmalıyız; aksi takdirde gelecek kuşaklar bizimle aynı insanlar olmayacak..."
"İman ve hidayet yalnızca Allah'ın