Puan vermedi
“Bağışlayın, ben yine… diye konuşmaya başladı; ama siz, sanırım soylu bir adamsınız. Toplumsal durumuma bakmayın; yani, demek istiyorum ki, bana insanca bakın… Beyim, karşınızda sizden ricada bulunan bir adam var." Bu söz, kıskanç koca İvan Andreyiç'in nezaket ile çaresizlik arasında gidip gelen trajikomik ruh halini özetler.
Başkasının KarısıFyodor Dostoyevski · Mavi Çatı Yayınları · 20205,5bin okunma
Puan vermedi
“Siz, sanırım soylu bir adamsınız. Toplumsal durumuma bakmayın; yani, demek istiyorum ki, bana insanca bakın... Beyim, karşınızda sizden ricada bulunan bir adam var." Öyküdeki çarpıcı diyaloglardan biri, karakterin çaresizliğini ve aynı zamanda onurunu koruma çabasını gösterir.
Başkasının KarısıFyodor Dostoyevski · Halk Kitabevi · 20225,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünyada iyilik ölmedi ağabey!
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 12:44
Hani herkesin, " Ne yazsa okurum be! " dediği yazarları vardır ya... İşte Haldun Taner benim için öyle bir yazar. Kalemini çok seviyorum, yazdıklarından muhakkak bilmediğim yeni şeyler öğreniyorum. Bilgi birikimi, olaylara bakışı ve okuyucuya aktarımı beni hep etkiliyor. Gelelim kitaba... İçerisinde dokuz farklı öykünün bulunduğu kısa ama güzel bir kitap. Kısa kitaplarda çok beklenti olmuyor bazen. Ama bu öyle değil. Güldürücü, düşündürücü, eleştirel bir çok nokta var. Anlatımı her zamanki gibi akıcı ve çekici. Sıkmadan bunalmadan okuyorsunuz. İnsanı okuduğuna pişman etmeyen dilini de seviyorum. Mesela kitaptaki, "Koçinalar" adlı öykü oldukça değişik ve ilgi çekici geldi bana. Kitabın genelinde gözlem gücünün nasıl etkili olduğu kendini gösteriyor. Bir çok öyküsünde ironi ve komedi unsurunu bolca kullanmış. Öyküler durum ve olay hikayelerinin karışımı gibi... Kitaba adını veren "Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu" öyküsü, yağmurlu bir günde Şişhane yokuşunda yaşanan bir kaza ve akabinde gelişen olayları anlatıyor. Biraz kelebek etkisi esintisi sezeceksiniz. Olaylar görünmez iplerle birbirine bağlı... Güldürücü, tatlı, komik bir öykü. İnsaniyeti karaborsaya sürmüşler.(s.18) Vakti saati gelince elbet bu çile de bitecekti, bitmeliydi.(s.22) "Kantar Kâtibi Ali Rıza Efendi" adlı diğer öyküde, eski bir kantar memurunun hayatına uzanıyoruz. Ali Efendi oldukça ilginç bir adam. Nazar haktır beyim. Biz bunu böyle bellemişiz.(s.25) Bu karakteri okurken sinirlerinize hakim olunuz efendim. Zira her mahallede vardır böyle tipler. Yahu ne şom ağızlı baykuşsun sen be!(s.31) "Koçinalar" adlı öyküsü iskambil destesindeki kartlar üzerine yazılmış harika bir öykü. Karakterler kartlar üzerinden veriliyor ve oldukça ilgi çekici. Benim en beğendiğim bu öykü oldu. **Onunla
Şişhane'ye Yağmur YağıyorduHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 20151,925 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 20:58
Yeniay kitabı Bella'nın doğum günü ile başlıyor. Cullen ailesinin malikanesinde olmaması gereken tek şeyi başaran Bella parmağını kesiyor ve açlıktan gözleri dönen vampir ailesinin önünde hayatın gerçeği ile karşılaşıyor. Ama aslında onun için ölümden daha korkutucu bir şey var; o da kendi her yıl bir yaş alıp yaşlanacakken sevdalısının ölümsüz olup gencecik kalacak oluşu. Islak sopa ile dövülse de beyim de beyim 1. Kitapta onu bir kere ölümden kurtaran Edward bu sefer de ailesinden ve en önemlisi kendinden kurtarıyor ve Cullen ailesi taşınıyor. 2. Kitabımız Bella'nın aşk uğruna solup gitmesi ve Jacop'ın kurtadam olduğunu öğrenmesi ile geçiyor. Evet evet Ay sen kurtadam mısın? Olsun yine de benim arkadaşımsın. Aşık Bella'nın intihar etmesi ve değişebilir geleceği gören Alice'in bunu görmesi sonrası Edward'ın da kendince ölümsüzlere özgü intiharı kitaba tempo ekledi. Ay, öf, ıy diye diye bir çırpıda okudum.
YeniayStephenie Meyer · Epsilon Yayınları · 201719,5bin okunma
Yine Kandırıldım
4/10
·408 syf.··
2026 15. kitabı
Josh Malerman benlik değil. Allah'ım daha kaç kere tongaya düşeceğim? Kafes gibi kitaplarından sonra bu beyefendinin yazım tarzının ve kitabı sonlandırma biçiminin beni tatmin etmediğine karar vermiştim. Bu kitapta biraz korku ve gerilim olması, gerekse sekiz yaşındaki bir çocuk ağzından yazılması ilgimi çekmişti. Bir şans daha vermek istedim. Ya kahretmesin, gerçekten hayal kırıklığı. Bela, isme bak. Küçük kız, anne ve babasıyla normal bir hayat sürerken geceleri dolabından bir yaratık bu velede yarenlik ediyor. Yaratığın tasvirleri nedeniyle benim gözümde sürekli Monster Inc.'deki Sulley canlandı. Belki alakalı belki alakasız ama bu yüzden çok da itici bulamadım Öbür Anne'yi. Elbette ilerleyen sahnelerde Sulley gibi olmadığını bir hayli belli ederek iğrençleşti ama ben bir defa onu kafamda kodladım. Atamıyorum görüntüyü... Gelelim ailenin sırlarına ve ilişkiye. Yani... her şeyden biraz biraz kirli ama kökeninde acayip olmayan bir aile. Yaratığın musallat olmasını gerektirecek bir şey yoktu bence. Belki de Josh bu musallat olma işlerinin rastgele olmasıyla daha da ürkütücü bir hava yaratmak istemiştir, bilemem. Ama sonrasında yapılan konuşmalarda sürekli bir neden gösterme havası olduğu için abes kaçan bir başlangıç noktası yaratmış oldu. Öbür Anne'nin ne niyetle Bela'ya musallat olduğuna dair bir fikir ortaya atıldı ama doğru mudur yanlış mıdır bilemiyoruz tabii. Öyle de bir boşlukta kalıyoruz. Stephen King bu roman için The Exorcist bandında iyi demiş. Beyim bunadı herhalde, zerre aynı kalitede değiller. Bu sefer kararım kesindir, Josh Malerman okumayacağım. Bir yere kadar getirip asla sonu bağlayamayan bir yazar. Okuduğunuz zaman çöp oluyor neredeyse, hiçbir şey hissettirmiyor onca sayfa. Ben tavsiye etmiyorum.
Evdeki Tuhaf OlaylarJosh Malerman · Olimpos Yayınları · 202682 okunma
10/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
"Muhtarla konuşuyorum: Halkodası'nın yapısını ver, kitaplık yapayım! Beyim diyor, bizim yolumuz, köprümüz, çeşmemiz yok; kitaplığı ne yapacağız? Anlatıyorum ona: Eğer kitaplığınız olursa, yolunuz, çeşmeniz, köprünüz de olur! " #alıntı Ürgüp'te bir kitaplık vardı fakat insanlar kitap okumuyordu. Madem insanlar kitaplığa gelmiyor, o insanlara gitmeli, ne yapıp edip kitapların okunmasını sağlamalıydı. Mustafa Güzelgöz boş oturmayı sevmiyordu.Uğraşıp didindi, sekiz köye kitaplık açtı. Bu kitaplıklara kadınlarda gelebilsin diye dikiş makineleri koydu. Çünkü onun asıl derdi köylülerde. Köy halkına birçok alanda rehber oldu. Kitaplık kuramadığı köylerin halkına kitap ulaştırma işini eşeklerle sağladı. Önce iki sandık yaptırıp bunları eşeğe yükledi. Sonra düştü yollara... Otuzdan fazla köyün insanına hizmet verdi. Kısaca onun yaptığına, köy halkına eşekle kitap taşımak denebilirdi. İşte bu sebepten dolayı Mustafa Güzelgöz “Eşekli Kütüphaneci” olarak anılırdı. Kitabın bir diğer önemli ismi Dimitrios Katsikas... Yunanistan'ın Larisa şehrinden gelen bu adam, yıllar önce bu topraklardan göçe zorlanan ve bir daha buraya dönemeyen akrabalarının yerine bu güzel yöreyi gezmek istemiştir. Ve tesadüf onu Mustafa Güzelgöz ile bir araya getirir. Yöreyi birlikte gezen iki insan arasındaki sevgi bağı artar. Bu sevgi bağı Dimitrios ve Mustafa Bey'in oğlu Aziz arasında da kurulur ve kan kardeşi olurlar. İki genç Larisa ve Ürgüp şehirlerini kardeş şehir yapmayı isterler ancak bu iş sandıkları kadar basit olmayacaktır... Kitap hem güldüren hem de düşündüren harika bir eser...
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma