Görev yine başarılı…
Beynim hallaç pamuğuna döndü. 😄 🧠
Yakın zaman okuma listem %100 sadık kalır mıyım emin değilim
Halihazırda devam ettiğim 3 kitap serisi var: 1- Başkomser Nevzat kitapları, zaten 6.kitaptan İstanbul Hatırası ' dan başlamıştım. Ondan sonra Kırlangıç Çığlığı geliyor. İkisi de çok ama çok iyi kitaplardı. Son kitap da Yırtıcı Kuşlar Zamanı . Yırtıcı kuşlar zamanını çok merak ediyorum ve elimde var aslında ama aklım diğer serilerde. 2- Wisteria serisi, bu seri benim için aşırı akıcı ve böyle fantastik okuyayım ama beynim yanmasın, (çünkü yazar sizi fantastik kısma aşırı yavaş sokuyor, ben bodoslama dalmayı tercih ederim) serisi. Keyif alarak okuyorum ama daha iyilerini okudum kesinlikle. Neyse ilk 3 kitabı okudum zaten sadece Diyarların Yazarı kaldı. Sonunu okumaya değer bir seri bence. Merak ediyorum. Fakat novellaları da çıkacakmış diye duydum, onları okumam heralde. Size de tavsiyem çok fantastik okuduysanız yüksek beklenti ile başlamamanız. 3- Zirve ötesi serisi, bu serinin tüm kitaplarını okudum sadece Külden Reverans kaldı. Çok tatlış, çıtır çerezlik bir genç kurgu romantik serisi. Şahsen öneririm, ben bu tarz okumaya bu seriyle başladım. Ama bahsettiğim ilk 2 seriye kıyasla daha az merak ediyorum. Çünkü ben romantik sevsem de diğer türlere göre biraz daha alt seviyede kalıyor benim için. Yalnız bir şey fark ettim şu kitapların: Külden Reverans, Diyarların Yazarı, Yırtıcı Kuşlar Zamanı hepsi de son kitaplar. Tam üç veda bekliyor beni... Sanırım yakın zamanda Wisteria'nın son kitabını okurum. Yani önceliğim devam ettiğim serileri bitirmek çünkü yarım kalmaları hiç hoşuma gitmiyor fakat her an bambaşka bir kitap da okuyabilirim :)
Reklam
Hava öyle sıcak ki zaten yanmış olan beynim, şu an bana isyan ediyor
Nerdesin
Nerdesin? Yüreğim mengenede Sıkıştıkça sıkışıyor Beynim zonklamakta Çatladı çatlayacak Ruhum kararmakta Soldu solacak Vücudum donmakta Buz kesilecek Ömrüm tükenmekte Bitti bitecek Nerdesin?
Aşşırı düşünmekten beynim yandığına göre artık uyuyabilirim 🙂
Market kuyruğunda anlık
🫯Bölüm 1 (kuyruk) : Markette sıra beklerken beynim: Önümdeki adamın araba dolusu alışverişi, kıyamet hazırlığı gibi; makarna paketleri, mevsimsiz meyveler... İnsanın hayatta kalma içgüdüsünün bu hantal görüntüsü karşısında, beynimin içinde aniden o meşhur Uğur Derin Dondurucu reklamının müziği çalmaya başlıyor. Tam o sırada yan kasada bir dram yaşanıyor: Bir abla, çocuğunun elindeki ürünlere limit koyuyor; "Bir tane seçebilirsin, çikolata mı dersin ya da o cips mi dersin, karar ver artık!" Çocuğun o saniyeler süren, sanki hayatının en büyük ontolojik kararını veriyormuş gibi kasıldığı an... Benim zihnimde ise reklam müziği hala çalıyor: Uğur’un olsun, için rahat olsun. 2.Bölüm (bip bip bip ) Kasiyerin barkod okutma ritmi, zihnimdeki melodinin ritmiyle çakışıyor: Bip, bip, bip... Birini seçmelisin. Çocuğun çikolata ile cips arasında kaldığı o boşluk, benim varoluşsal sancılarımın mikro bir örneği mi? İnsan, bir ömür boyu dondurucular dolusu seçeneği "saklamaya" çalışırken, aslında o raflarda duran tek bir çikolatanın verdiği huzuru bile yaşayamıyor mu? Arkamdaki adam sabırsızca saatine bakıyor; o, zamanı tükettiğini sanıyor ama aslında sıranın bitmesini beklerken, çocuğun o ikilemine kilitlenmiş kalmış durumdayız. Kapanış 🤝 Eve gelip aldıklarımı dondurucuya yerleştiriyorum; ancak o melodi hala susmuyor, zihnimde dönüp duruyor. Hayatı dondurmaya çalışırken, aslında o reklam müziğinin tutsağı olduğumu fark etmek gerçekten ürkütücü. (Hala çalıyor, bu gerçekten çok rahatsız edici.) youtu.be/HgVETUZsC_o?si=...
1000Kitap
Reklam
Reklam