Hikmet Avcısı

Hikmet Avcısı
@beyond_the_seen
Gazi Üniversitesi İstatistik 3. Sınıf Öğrencisi 2024 ve 2025 Halk Kütüphanesi Ödüllü Okur Kitap Yazarı Kitap Avcısı Beni bilimle anla, felsefeyle anla...
Çok sevdiğin biri ölür, o an üzülürsün, bir süre "ne kadar da iyi bir insandı, Allah rahmet eylesin" diye ara ara anarsın, bir süre sonra da onsuz bir hayata iyice alışırsın. Bu, onu sevmemek, ona saygı duymamak veya yaptığı iyi işleri değersizleştirmek değil, hayatın doğal akışının bir sonucu. Geçmişe takılıp kalarak bir yere varamazsın, ondan (da) ibret ve ilham alıp önüne bakman lazım. Peygamberimiz öldü diye İslam yok olmadı; evet o herkesten daha özeldi, herkesten daha büyük katkılarda bulundu ama bu diğer iyi insanların emeklerini değersiz kılmaz. Jordan basketbolu bıraktığında üzüldük ama basketbol anlamsızlaşmadı; LeBron başka lezzetler sundu bize, şimdi de Wemby bize seyir zevki veriyor. Jordan hâlâ Jordan ama basketbol ondan ibaret değil. Kitap da böyledir; George Orwell'a bayılırım, adeta bir standart koymuştur ve yüzlerce kitap kurcalasam da onun gibisini bulamadım ama bir C.S. Lewis'i keşfettim, John Taylor Gatto'nun kitabının birkaç sayfası çok güzeldi. Aynısını futbolculara da yapıyoruz; Fenerbahçe Alex'ini aramaktan vazgeçsin artık. Skriniar büyük karakter koyuyor sahaya. Vedalaşmayı bilmeyen, sürekli geçmişe takılıp kalan bir milletiz ve bu, ilerleyişimize ciddi prangalar vuruyor maalesef. Sürekli kahramanların ortaya çıkması ve kahramanlara ihtiyaç duyması bir toplumun ne kadar geri kaldığının da bir göstergesi aynı zamanda. Daha güçlü bireyler olmayı öğrenmeliyiz.
1000Kitap
Reklam
Üniversite sonrası için plan yaparken sistemi, hocaları hatta öğrenci kitlesini bile eleştirmek kolay ama mânâsız çünkü değişme potansiyeli çok düşük. "Ben neleri daha iyi yapabilirim" sorusu daha kritik. Kaldı ki buradaki "ben"den bir "biz" ve "onlar" hikâyeleri de pekâlâ türetilebilir. "Neden ChatGPT'yi daha etkili kullanmıyorum, neden 'öte'yi daha fazla merak ve talep etmiyorum, neden kendim özelinde insanı ve evreni daha iyi tanımıyorum (insan da bir evrendir), neden genel kültür olarak da daha fazla şey öğrenmiyorum, neden öğrendiklerimi daha fazla sorgulamıyorum, neden kabuklarımı kırmak için daha fazla rahatsızlık duymuyorum, neden sadece neden sorusu üzerinden örnekleme yaptım bu yazıda..." Dünyayı mı değiştireceğim? Hayır, ama kendi dünyamı değiştirebilirim; belki de bütün mesele budur...
Duygu ve Düşünce
Beni kalıplara sıkıştırmaya kalkarsan veya kendimi birtakım kalıpsılarda bile sıkışmış hissedersem o kalıpları paramparça ederim, ettim de felsefede, psikolojide, dinde, kendimde... Bazen kendi kalıplarını kırmak ister insan, bazen sosyal çevresinin ona yetersiz geldiğini hisseder, bazense başka şeyler ona dar gelir. Genel kanının aksine gitmeye epey teşnelik gösterdim bu zamana kadar, birilerine veya bir şeylere bağımlı kalmanın kolaya kaçma hissi kötü. Her ne kadar riskli olsa da yeni yolculuklara çıkmak da heyecan verici aynı zamanda.
Duygu ve Düşünce
Gelecek, ışıltılı bir masal mı, yoksa zifiri bir karanlık mı? Masaldan kastın ne, karanlıktan kastın ne? En parlak ışıklar bile gösteremez bazılarına bazı hakikatleri, en zifiri karanlıklar bile söndüremez insanın içindeki bazı ışıkları; gösterse bile kılını kıpırdatamaz karabasan misali, söndürse bile durduramaz ışık misali; ışığın kendisidir çünkü o; güneş olmuştur, ısıtır dokunduğu her yüreği, aydınlatır her zihni, ayaklarında biter güller, orkideler, menekşeler..., tuttuğunu altına çevirir, değil varlığıyla, yokluğuyla bile değer katar. Böyle biri değil milyarder, çöpçü olsa neye yarar, üzerinde çamur olsa da mücevher gene mücevherdir, yağmur yağar, temizler sistemin kutsadığı tüm bu fani etiketleri. Çamuru ise tahta oturtsan da çamur gene çamurdur, kirletir bulaştığı her yeri. Gelecek ne kadar emek verirsen o kadar ışıltılı, ne kadar insanlıktan çıkarsan o kadar karanlık; kendi dünyanda tabii, yoksa toplum alkışlar da, horlar da; onun masalının kendisi de bir masal. Hakikat karşısında insanın tutumu iki nokta üst üste: İnsan asla tanrılaşamaz ama kendi hakikatlerini yaratarak onu mutlak hakikat zannettiği zanlarla kıyaslayarak optimize etmeye çalışarak tanrının ucuz taklitlerini yapmaya çalışır. Makro ölçekte zavallı bir ucubenin tekidir insan ama mikro ölçekte potansiyeline yaklaşması anlamlıdır ve yaşamı boyunca da bu anlamı büyütmeye çalışır.
Duygu ve Düşünce
Zekâ üzerine tam genel de bir tanım yok gibi. Şu tanım beni biraz tatmin etti açıkçası: Zekâ bir problemi toplum ortalamasından daha iyi çözebilmenin ölçüsü olabilir. Burada iyi sıfatının içerisine o problemin tüm başarı kriterleri girebilir (hız, puan vb.). Zekânın belirleyicilerinden genetik faktörleri inkâr etmek mümkün değil; benim karşı çıktığım nokta bunu kadere indirgeyip aklı, iradeyi ve emeği değersizleştirmek. Bir problemi herkesten daha iyi çözebilmek için o konuda bilgi, ilgi, merak ve çaba sahibi olmak gerekir ki vasatın daha çok dışına çıkabilsin insan. Çevresel faktörler de etkili elbette. Sosyal çevrenizi ve alışkanlıklarınızı (içsel bağlam) değiştirmek sizin elinizde. Salt genetik zekâ ile neredeyse hiçbir yere varılamayacağını düşünüyorum, varılsa bile o bir başarı değildir benim nazarımda; imkânlarını iyi değerlendirmeli insan. Mesela eskiden sunum yapmaktan çok korkardım ve bunu sosyal zekâmın düşüklüğüne yorardım ama üzerine kafa yorunca bunun öz güvenle, en iyi cümleleri kurmaktan çok akıcılıkla, ezberin ötesinde o konunun entelektüel arka planıyla ve bolca prova yapmakla ne kadar ilişkili olduğunu fark ettim ve sonrasında yaptığım iki sunumum da iyi geçti Allah'a şükür (kaşla göz arasında etkili sunum teknikleri yazısı da yazmış oldum). Veya akademik zekâya değineyim: Bir konuyu daha hızlı öğrenebilmek için o konuyu sahiplenmek gerekir. Onunla ilgili hayaller kuracaksın, burası şöyle de olabilir mi acaba diye bir iki google araması yapacaksın, neden böyle diye mantığını merak edeceksin vs. Bir de o konu hakkındaki bilgi birikimin ne düzeyde? Önceden onunla ilişkili birtakım alanlarda temel bilgilerin varsa onu zihninde canlandırman pek tabii daha kolay olur. Ortalama zekâya sahip her birey bunları yapabilir. Eğer zekâyı daha kaliteli
Duygu ve Düşünce
Reklam