Bütten birkaç saat önce, alarmı 42 dakika sonrasına kurmuşum, biraz uyuyayım dedim, uyuyamadım tabii ama uyumak için ders dışı bir şeyleri overthink yapayım da belki yorulup uyurum dedim (koyun saymanın farklı bir versiyonu), o ara hâlde bazı fikirler keşfettim. Öte dünyaya gidiş (bir şeyden ayrılış) bir uyuşma hali-sarhoşlukla gerçekleşiyor, uykunun kendisi zaten bir ayrılık ve uyuşma hali, lavaboya gittiğimizde rahatlarken gene benzer mantık, üremede keza benzer mantık var, dikkat edilirse uzun süre aç kaldığınızda bir şey yerseniz de beyniniz uyuşur, kitap okurken gelen aydınlanma hissinde de bir tür uyuşma vardır, bir şeyden sıkılınca da uykumuz gelir, hoşumuza gidince de o zevk bizi uyuşturur ve hemen hepsinde zıtlıklarıyla birlikte felsefik perspektifte de olsa bir halden bir hale geçiş, bir ayrılış var. Çok ilginç değil mi? Ve Bakara suresi 255. ayetteki "...Onu ne bir uyku tutar, ne de bir uyuklama" ifadesi. Buradan nereye varılır bilemedim, belki çok alakasız şeylerdir ama dikkatimi çekti.