Livaneli'nin okuduğum ilk kitabıydı. Ben anlatım dilini gerçekten çok beğendim.
Kitapta kendi düşüncelerime benzer birçok düşünceye rastladım. Çoğu sayfada "Şuanı mı anlatıyor bu roman yoksa gerçekten 70'ler kuşağını mı?" düşüncesine sıklıkla kapıldığım anlar yaşadım.
Selim ve Leyla'nın zorlu mücadelesi, beklemeleri, özlemleri, sabırları, mektuplaşmaları, umutları kitaba o kadar güzel yansıtılmış ki.
Hapis hayatını, nereye giderse gitsin devlet düzenlerinin birbirinin laciverti olmasını, özgürlük dediğimiz kavramın duruma göre nasıl değiştiğini, haksız yere yaşanan olayların insanı nasıl etkilediğini ve daha birçok bireysel çıkarım yapılacak konuyu çok sade ve etkili şekilde anlatmış.
70 kuşağını konu alan bir roman olması ve o dönemi en sade haliyle yansıtması da ayrıca hoşuma gitti.
Kitap akıcılıktan ziyade biraz ağır ilerliyor gibiydi. Bazı yerler kopuk kopuk gibi geldi, çok hızlı geçiş oldu bölümler arası ya da ben öyle hissettim.
Net bir yorum yapacak olursam da, kendi vatanında okuduğu için hain ilan edilenlerin sessiz çığlığı olmuş Livaneli.