Beyza Araz

Beyza Araz
@beyzAraz4
Kapı Eşiği
Denizin kederini anlatacak dili yok, dedim ve devrildim, böyle sürdü uzun yıllarım düştüm,sustum,içimden geçirdim, evi oldum sol yanından yaralı bir salyangozun ve komşusu ağlayan bir ağacın. Yeryüzü, ah yeryüzü diyerek gürültüsüne de alıştım kapladığım yerin. Bana verdiğin bu yarı-saydam gövdeden sisin altında uğuldayan ve ipuçlarını bir türlü çözemediğim üç-eksik-uzun vakti geçirdim. Sadece bir baş dönmesi kaldı şimdi ömrümden, o acı suyu biriktirdiğim. Ağaç anlatabilir kendini yağmura, hiç değilse fısıldayabilir-bunu biliyorum. Kuş nasıl tarif edecek; konsa yeryüzünde av, uçsa bir ömür boynunda vebal. Ve kimim ben, düşe kalka dolaşan yorgun ruh, dolaşık gönül, som gurur? Ve kim, beni omzumdan öpüp o siyah yolculuğa çağırır?
Sayfa 45·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yolcu
… Dünyada iki kapılı bir han gibi durmanın, buraya böyle gelmiş olmanın, geçene yol açmanın, ki içinden rüzgar geçirmenin ne büyük güç istediğini anladım. Durmanın en büyük sabır... …
Sayfa 34·Kitabı okudu
Gül
Sevgili gül,-gül sen bana gül! sana onca kuşatmadan birikmiş ter içinde, yorgunluk içinde geldim. Sorma bana, nedir karşılığı aşkın bir insanda savaşın, cinnetin kıyametin çağında. Ruhumla bu hayat arasında kurduğum köprüye "ah çok sallantılı" diye bakıyorlar. Evet, haklılar. Göçebesiyim çünkü bozkırın ve her gün ufkun mor çizgisini özlüyorum. (Önce de söylemiştim, bu dünyaya ben atları sürmeye gelmiştim.) Evet, haklılar. Kanımı ben bir kıl çadırda, bir bozkır akşamında bıraktım. Ve bilmiyorlar, barışacak mı bende yeryüzünün ilkel'i, çağın meşru zihniyle -gül sen gül- korkmakta haklılar. Sevgili gül, sana kendimde kanayan kazandan birikmiş, sonra silinmiş sularla geldim. Sorma bana, nasıl kurulur ömrün kaygısız bahçesi bir ayağım tek hücreli bir hatırada bastığım bin yıllık toprakta öbür ayağım. Yaktığım kadar yandım. yaşım başıma vursun geçtim aşk dediğimden,-gülme bana gülümsün, gülüm kal, ömrüm kendime yeni bir merhamet seçtim.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Ova
İki yanım dağ,üşüdüm heybetinden Bir adım daha güneşe, bir adım daha bir adım derken... genişledim uzağım artık kendimden. Kurumuş bir bataklık göğsümde, ayaklarımdan uzak duruyor su. Ve sessizliğin yankısıyla kuruyorum kendimi yeniden. Mutlak ıssızlıkla buluştum, mutlak kopmuştum hatıradan. Bir şey değilim ben, geç benden. Ağaç tutunacaksa bende, köklerine güvensin yol gidecekse, varsın gideceği yere. Sabahın sisi ayaklarımı yalıyor gece de geçecek benden. Sustum. Yeryüzü olacağı gibi olsun. Açtım kendimi, dümdüz,ovayım ben. Rüzgar vurdukça bana çınlasın çimen.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Tırtıl
Aşktın sen, çimene düşmüş ışık, ağrıda gizli sözümdün. Bu yüzden parçalanarak yaşlanıyorum ben bu yüzsüz çağda, sen içimde duruyorsun büsbütün. Ah Felice, söksene beni çölden Gün uzun rüzgâr dip fena öğlen. Uykusuz gözlerimde ağrıdı çöl bunca zaman Taş çatladı, devrildi günün yeli de Çıkmadım senin yokluğundan. Çıkacak bir düzlüğü yok ki hayatın Bulmadım anne serinliğinde bir iklim Varsa yolumda biri, gelsin yırtsın gömleğim. Bir mucizeye uyandırmadı beni çağ Ve hatıra değil artık hatıra. Ah Felice, ben senin yokluğuna mıhlandım, haricinde dönüyor dönüyorsa dünya.
Sayfa 17·Kitabı okudu