Fakat Tanrım, ben herkesle elimden geldiğince derinlemesine konuşmak istiyorum. Açık bir arazide uyuyabilmek, Batı’ya seyahat edebilmek, geceleri özgürce yürüyebilmek istiyorum…
Tanrım, her şey bu kadar mı, bir kahkaha ve gözyaşı koridoru boyunca seksek oynayıp durmak mı? Kendine tapma ve kendinden nefret etme? Övünç ve tiksinti?
Hayır! Seni görmediğim zaman hasta oldum. Göğsüm ortadan ikiye yırtıldı sanki. Derdimi kimseye anlatamadım çünkü içimdeki boşluğu nasıl tarif edeceğimi bilmiyordum. Sadece senin yanındayken o boşluk doluyor.
Tek kusuru kendi ışığına kör olması. İsmi kadar harika şeylere uzanabilecekken hep bir tereddüt. Acaba becerebilir miyim? Ya iyi olmazsa!
Herkes ne der?