"Tekrar bu hayattan bir iğrenme geldi. Herkesle konuşurken, gezerken, susarken bütün kalbi duygularını abartılarla siyahatarak onlardan ve kendinden bir iğrenme hissediyordu.Herkes samimiyetini bir başka zamana saklıyormuş gibi burada sanki hususî bir hüviyet alıyordu; böyle bile bile biriyle görüşürken, ondan birtakım itiraflar dinlerken, her şeyin, sözlerin, tavırların, sesin evet sesin bile sahte, o ama uydurulmuş bir ahenk olduğunu görmekten doğan bir nefretle sonraları yemeğini yer yemez balkonun bir köşesine çekilmeye başlamıştı."...