*Spoiler içerir.*
Özgürlük mü, vatan mı?
"Ve ben istemiyorum. Ben özgürlüğümden başka bir şey istemiyorum." Vatanındaki savaştan kaçıp da gelip
özgür olduğu bir ülkede, eline ulaşan, savaşa çağrılan mektuptan sonra Ferdinand bunu söylemiştir. Manzaraya bakarken bile vatanını düşündüğü halde "İnsanlığın ötesinde bir vatanım yok benim" der.
İnsanları öldürmek gibi bir isteğim yok diyerek
vatanına insanlığını tercih etmektedir. Ama kitap içerisinde gidip gelmeler olur. Kendisini çağıran vatanına, savaşa
gitmekte kendini mecbur görür. Eşi onun böyle düşündüğünü görünce ‘insan' kalması gerektiğini hatırlatır. Ona burada özgürsün gitme, der. "İnsan kendini kaçak hissettikten sonra hiçbir yerde özgür değildir." karşılığını verir, Ferdinand.
O hem vatanını düşünüp üzülmektedir hem de insan kalmak istemektedir. Bu ikilem onu özgürken özgür hissettirmediği için kendini mecbur gördüğü şeyi yapmayı karar verir.
Trendeyken savaştan gelen askerleri görür. "İnsan kardeşlerinin gözlerine böyle nefretle
mi bakacaktı, kendi özgür iradesiyle bu büyük insanlık suçuna ortak mı olacaktı?"...
Onları gördükten sonra gerçekliğin duygusu sarmıştır tüm bedenini, içinde savaşa asla gidemeyeceğini, insanlığından vazgeçmesi gereken bir şeyi yapamayacağını bütün benliğiyle hisseder. Eşine döner, eşine dönmesi aslında savaştan, insanlığa sığmayan o korkunç
şeyden kaçmaktır..