Dinleyenlerin gözlerini faltaşı gibi açacakları kadar olağandışılıklar yok hayatımda. Aslında olağandışılığın ne olduğunu anlamak için olağanın ne olduğunu bilmek gerekiyor galiba. Ailesindeki fertler arasında bir sürü kanser hastası olan birinin kansere yakalanması ne kadar olağandışıdır mesela?
Seyahat esnasında bindiğimiz araç, gaye değil vasıta ise, bir mürşid-i kamil de, müride kalbi eğitimi talim edip onun iç dünyasını Allah Rasulü’nün ahlakı ile tezyin eden bir Allah dostudur. Kudsiyyet, Allah’a mahsustur. Her türlü güç ve kudret O’na aittir. Kul hangi mertebede olursa olsun, acizdir ve Hakk’a muhtaçtır.
Tasavvuf, her şeyden önce mes’ûliyetimizi tefekkür etmektir, kendimizi muhâsebe halinde bulmaktır, idare yol katedebilmektir.Kısacası her türlü nefsânî düşüncelerden kurtulmak ve ancak ruhani tefekkürle derinleşmek ve bu tefekkürle de merhale merhale yücelerek nihâyette ebedî mirâca ermektir.