İnsanın en yakınlarının yüzünü bir bütün olarak canlandıramayacağını orada öğrendi. Uzak tanıdıklarınızın yüzü net gelir gözünüzün önüne ama sevdiklerinizin yüzü bir türlü tamamlanamaz. Çünkü gülüşleri, kaş çatışları, yüz ifadeleriyle tanırsınız onları; tek bir sabit resim olarak değil, binlerce anının toplamı olarak.
“İnsanların ne tür hikayeler duymak istediğini sen de biliyorsun. Benim hikayelerim kimsenin umrunda değil. Senin sahip olduklarını istedim - ama sana zarar vermek istememiştim. Sana asla zarar vermezdim.”
Ama yaşayanlar bedenlerin yükünü taşımaya mahkum. Yaşayanların gölgesi olur, ayak izleri olur. Athena’nın hayatta olup peşime öyle düşmesini isterdim çünkü o zaman iz bırakırdı arkasında - onu fark eden insanlar, anlatısında tutarsızlıklar, kanıt kırıntıları olurdu. Yaşayanlar istedikleri gibi bir görünüp bir kaybolamaz. Yaşayanlar size her köşede musallat olamaz. Athena’nın hayaleti uyanık olduğum her ana sızıp yerleşti. Ancak ölüler böyle sürekli var olabilir.