Erkeklerin kendilerine ait ayrı kültleri vardır, kadınlara kıyasla toplumsal açıdan daha az gelişmişlerdir ve kadınları -bir tür evlilik çağrısı gibi- yılda bir ziyaret ediyorlardır. Geçmişte böyle koşullarda yaşayanlar olduğu biliniyor; bu da bir kalıntısı sadece. Orada alışılmışın dışında izbe bir vadide ya da yaylada yaşıyorlar ve ilkel geleneklerini muhafaza etmeyi başarmışlar. Orada bulup bulacağımız bundan ibaret."
Bugünün insanı pek çok bakımdan barbarlık çağı insanından daha üstün görüşlü olduğu halde, aklın, bilginin gösterdiği yoldan gitmeye bir türlü alışamamıştır.
Ne olacağı, nereye varacağı malum olmayan hayatının artık Bir mana almaya başladığını görüyordu. Bundan sonra kafası, üzerinde düşünülecek şeyler bulmakta güçlük çekmeyecek; hisleri, koparılmadan kuruyan meyveler gibi, içinde buruşuk kalmayacaktı. Sabahları kalktığı zaman "Bugün de her gün gibi. Niçin uyandım? Niçin bana kendimi unutturan uykum sürüp gitmedi?" demeyecek, sokaklarda yürürken ayakları isteksiz şekilde kaldırımlarda sürüklenmeyecekti.