Çünkü kitleler dalkavukları severlerdi. Tek iken sefil, zavallı ve haksız, bir araya geldiklerinde ise şerefli, kuvvetli ve haklı oluyorlardı. Bu, on pezevengin biraya gelince bir aziz etmeleri kadar akla havsalaya sığmaz bir şeydi.
Ali İhsan önce kibirli olduğu için af diledi. Cinayetleri, hırsları, ihanetleri için af diledi. İnançsızlığı, cehaleti, ihanetleri için af diledi. Yaptıkları ve yapmadıkları için af diledi. Hava karardı. O, artık taşa oturmuş buzdan bir heykeldi.
Çünkü zaten aşk sarhoşu olan ihsan Sait, bir de içtiğinde yüreği daha bir hızla çarpıyor, ayaklarına zincirle bağlanan bir kayadan ibaret çaresizliği onu, yalnızlık okyanusunun tâ derinlerine çekiyordu.