Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Niçin itirafta bulunduğumu mu soruyorsunuz? İhbar eden, kovalayan, sıkıştıran yok diyorsunuz. Evet! İhbar edildim, kovalanıyorum, sıkıştırılıyorum. Kim tarafından? Kendi tarafımdan. Kendi yolumu kapayan gene benim. Kendi kendimi sürüklüyorum, kendi kendimi itiyorum, kendimi yakalıyorum, hükmümü yerine getiriyorum, insan kendi kendini yakalayınca, kolay kolay salıvermez.
Siyasal açıdan bir tek ilke vardır; insanın kendi üzerindeki egemenliği. Bu egemenliğin adı da özgürlüktür. İşte bu egemenliklerden ikisinin ya da daha çoğunun bir araya gelip birleştiği yerde devlet başlar. Ama bu bir araya gelişte hiç kimsenin hiçbir hakkından vazgeçmesi söz konusu olamaz. Her egemenlik, kamu hakkını oluşturmak üzere, kendi varlığının bir parçasını kendi iradesiyle verir. Ve bu parçanın miktarı herkes için aynıdır, işte bu, her birimizin hepimize bir parçamızı verme özdeşliğimizin adı da “Eşitlik”tir.
Şu halde, aşağıdaki sonsuzluğun bir ben’i olduğu gibi, yukarıdaki sonsuzluğun da bir ben’i vardır. Aşağıdaki ben ruhtur, yukarıdaki ben Tanrı’dır. Düşünceyi, aşağıdaki sonsuzluğu yukarıdaki sonsuzlukla temasa geçirmeye dua etmek denir.