İnsan, varolduğu günden bu yana sürekli olarak, içinde yaşadığı dünyayı ve evreni tanımaya ve anlamaya çalışmış, ancak bu çabası içinde en az tanıyabildiği varlık yine kendisi olmuştur.
İnsanın herhangi bir koşulda bir duruş alma kapasitesini hiçe sayan insan görüşünü kastediyorum. İnsan tamamen koşullanmış ve belirlenmiş değildir, daha ziyade koşullara teslim olmaya veya onlara karşı gelmeye kendi karar verir. Başka bir deyişle insan, tamamen kendi belirlenimindedir. Alalelade bir şekilde var olmaz; her zaman varoluşuna ne olacağını ve bir sonraki anda neye dönüşeceğini seçer.