Kitap burada E-Kitap gorunuyor ama aslında yazılı bir basım. Sadece büyük boy değil ufak bir cilt basılmış. Kitabı oldukça beğendim çünkü olayları ve âyetlerin belirli bir silsile yöntemi ile anlatılması bazı konuları çok anlaşılır hale getirmiş. Emeği geçenden Allah razı olsun.
Rızık gecikirse, onu Allah'a masiyetle elde etmeye kalkışmayınız! Çünkü, Allah katındaki şeye, Allah'a itaattan başkası ile nail olunmaz! (Hadis-i Şerif)
Kitap anca bitti..
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un kitabını çok önceden almış ama okumaya sıra gelmemişti..
Kitap adından anlaşılacağı gibi Osmanlı'dan Cumhuriyet'e kadar olan süreçte zamanın şartları gereği güç odalarını sıralayıp sonunda sonuçlar kısmında hem genel bir bilgi paylaşımı ve kimi yerlere paşanın yorumunu okumuş bulundum. Elbette koskoca bir paşayı eleştirecek değilim :) yalnız bakış açısı tabiki farklı.. özellikle de Cumhuriyet dönemi.
Şunu unutmayalım ki " Tarih tek taraflı okunulacak bir roman değildir." Kabul edelim veya etmeyelim değişik kaynaklardan okumak bizim kendi doğrularimızı belirleyecektir.
Başbuğ paşa'nın elbet diğer kitaplarını da okumak gerekir. Kitap öncelikle akıcıydı. Tarih sahnesinde merkezdeki güç ve karşı güç odalarını güzel tespitler ile açıklamış..
Üstelik paşanın kendisi de bir dönem ülkemizde merkezdeki güç odağına karşı ayrı bir güç odağı haline geldiğini de unutmadım..!
Zamanında Ergenekon'dan yargılanması hakkındaki pek çok iddiaların yanı sıra aklımda elinde boş lav silahı ile yaptığı açıklamalar kalmıştı bi dönem..
Son olarak yakın zamanda Başbuğ'un bir röportajda gelen soru üzerine "Eger Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir'de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilir" demiş.. Ve hükümet tarafından 'darbe' imasında bulunduğu yönünde tepkiler almıştı..
Bizim ülkemizde yakın tarihimizde hep aba altından sopa gösterme tabirini yaparlar.. Bu söylemin zamanı değildi paşam ama haddimize değil..
Kitap okumaya değer arkadaşlar. Yeterki at gözlüğü takmayalım kendimize..