Zihin işçisinin hedeflemesi gereken şey, gönüllü dikkatin gereksinim duyduğu enerjidir. Bu enerji de sadece gösterilen çabanın kuvveti ve sıklığıyla ortaya çıkmaz. Her şeyden önce tüm düşüncelerimizin tek bir amaca yönlendirilmesi ve bu süre içindeki taleplerimizin, duygularımızın, düşüncelerimizin kendisi için uğraştığımızı yönlendirici ve egemen fikre tabi kılınması gerekir.
Birkaç yıl öncesine kadar Fransız topçu sınıfımız hayli zayıf sayılıyorken bugün gücünü ona katlamış durumda. Neden? Çünkü önceden mermi engele çarptığı anda patlıyor fakat büyük bir zarar veremiyordu. Şimdi ise özel bir fünye sayesinde top mermisi çarptığı yüzeyin içlerine doğru birkaç saniye daha yoluna devam ediyor, derinlere giriyor ve her tarafla sıcak temas halindeyken çevresinde ne varsa un ufak ederek infilak ediyor. Bugünkü eğitim sistemimizin akıllara eklemeyi unuttuğu işte böyle bir patlayıcı. Öğretilen şeylerin derine nüfuz etmesine asla izin verilmiyor.
Ortaöğretim müfredatı bütün öğrencileri birer savruk tembele dönüştürmeye programlanmış gibi. Zavallı ergenleri, her şeyin üstünkörü öğrenmeye zorlamakta ve değinilen konuların çeşitliliği yüzünden hiçbirinin içtenlikle özümsenmesine izin vermemektedir.
İşte böylece, tembeller ellerini kapamaya üşendikleri için zevkleri parmaklarının arasından kaçıp gider. Aziz Jerome, şaka yollu, onları gravürlerdeki askerlere benzetir, kılıçları hep havadadır fakat hiçbir çatışmaya girmezler.