Olaylar parçalandığında, zaman tersyüz edildiğinde, hakikat de anlamsız parçalara bölünüyor. Gerçeği örtmenin en kolay yolu, bir parçasını diğer parçalardan daha görünür kılmak.
Zihnimizin de böyle penceresiz, dar odaları var hiç yaşanmamış olmasını dilediğimiz kötü hatıraları oralara kapatiyoruz ve kapısına kalın asma kilitler vuruyoruz. Sonra bir an geliyor, kısacık bir an, bir karşılaşma belki, yahut bir fotoğraf, bir şarkı mesela, bir film afişi, tam o anda kalın asma kilitler bir örümcek ağı kadar kolayca dağılıveriyor, kendimizi pat diye o acı hatıranın içinde buluveriyoruz. Kötü hatıralara kilit vurulamaz.