Büşra Balcı

Büşra Balcı
@bibakarmisiniz
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2020 00:26
Dostoyevski’nin ilk romanı olarak bildiğimiz İnsancıklar’ı nihayet okuma fırsatı bulabildim.Kitap gayet sade ve akıcı bir dil ile kaleme alınmış.Diğer kitaplarından sonra beklenti epek yüksek olsa da ben samimi anlatımından dolayı beğendim kitabı. Eğer Dostoyevski okumadıysanız kronolojik olarak da sırayı takip edebilir, bu kitaptan başlayabilirsiniz.Kitap, Varvara Alekseyevna ile Makar Devuşkin’in karşılıklı mektuplarından oluşuyor.Mektuplarda ortak tema ise yoksulluk üzerine kurulu.Günlük zaruri ihtiyaçların dahi karşılanamadığı ,hayata dair ümitsizliğin, amaçsızlığın hüküm sürdüğü mektuplar silsilesine eşlik ediyoruz. Kitaptaki ana karakterimiz Makar, orta yaşlı bir memur.Her gün sabahtan akşama kadar çalışmasına rağmen ne doğru dürüst kirasını ödeyebiliyor, ne de üzerine bir kıyafet alabiliyor.Bu kadar çalışıp, kendi zevki için hiçbir şey yapmayan bir insanın kirasını dahi ödeyemediği bir hayat düşünün...Kira demişken, her odasını farklı bir ailenin kiraladığı bir evden bahsediyoruz.Her odada ayrı bir yaşam mücadelesi, ayrı bir sefalet, ayrı bir acı kol geziyor.Kimi hastalıktan ölüyor, kimi yiyecek bir şey dahi bulamıyor.Alt sınıf Rus toplumsal hayatının ve bu küçük ‘’insancıkların’’ yaşadığı psikolojik sıkıntıların başarılı analizini görüyoruz. Yine alışık olduğumuz Rus edebiyatındaki ‘’memur’’ tiplemesini Makar’ın gözünden seyrediyoruz.Kitabın bir yerinde Gogol’un Palto’suna da atıf yapılıyor.Açıkçası Makar Devuşkin ile Palto’daki ana karakterimizi çok benzettim ben.Dostoyevski’nin bu öyküden esinlendiği çok açık.Her ikisinde de alt sınıftan bir memurun yaşam mücadelesi ve çaresizliği tasvir ediliyor.Aynı şekilde Makar Devuşkin de sürekli giydiği eski kıyafetlerinden utanan ama yenisini almak için parası olmayan, iş yerinde farkedilmemek için çaba gösteren bir
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202377bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2020 17:00
Kitap; ‘’Lyon’da Düğün’’, İki Yalnız İnsan’’ ve ‘’Wondrak’’ başlıklı 3 hikayeden oluşuyor.Beni en çok etkileyen hikaye ise kitaba adını da veren ‘’Lyon’da Düğün’’ oldu.Ölüm gibi bir gerçeğin karşısında dahi aşkın sizi ne denli güçlü kıldığını görüyoruz.Hatta öyle bir güç ki iki kişiden çıkıp tüm topluluğu tesiri altına almaya yetiyor. Diğer iki hikayede ise toplumdan dışlanmış, ‘’farklı’’ olarak addedilmiş kişilerin yalnızlıkları ve toplumun vicdansızlığı teması üzerinden yaşadıkları hayatın bir kesitine tanık oluyoruz.Her zamanki gibi muhteşem bir edebi dil ile karakterlerin hissettikleri okuyucuya başarılı bir şekilde geçiyor.
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139,1bin okunma
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2020 22:41
Haksızlık karşısında yardım eli uzatmak yerine sanki film izler gibi seyre koyulan insanlar...Hatta bununla yetinmeyip elindeki telefonlarla yaşanılanı kayıt altına alanlar...Bu görüntüleri izleyip, iki vahvahtan sonra kendi konforlu hayatına geri dönenler...Size de tanıdık gelmedi mi?Dünyada olup biten her şeyi görüyor ama ses çıkarmıyoruz.Ve bunu yapanlar, toplumun tepkisizliğinden güç alarak yapmaya devam ediyorlar. Böylece zalimin amacına bir elden hizmet edip, bundan rant sağlayan kişilere katkı sağlamış oluyoruz.Gün geçtikçe de izlediği acıdan haz alan, empati yoksunu, yozlaşmış bir toplum haline geliyoruz. Eserde verilmek istenen mesaj, Güldiyar’ın başına gelenler üzerinden kurgulanarak aktarılmış ve bir toplum eleştirisi yapılmıştır.Günümüz dünyasının en büyük sorunlarından biri olan ‘’duyarsızlık’’ kitaba hakim olan temadır.Yazarın anlatmak istediği, insanların zorbalık karşısında nasıl vicdansız ve umursamaz olduklarıdır.Kitaptaki ana karakterimizin çektiği acılara diğer insanlar tepkisiz kalmakla yetinmeyip sürü psikolojisi ile adeta ilgi çekici buluyorlar.Toplumdaki zorbalar ise bu acıdan rant sağlama peşine düşüp adeta bir ticarethane oluşturuyorlar.İşte öyle bir dünya ki herkesin aklını, vicdanını bir kenara bıraktığı, birisi acı çekerken bir başkasının büyülenmiş gibi onu izlediği, bir başkasının bu acıdan para kazandığı ama hiç kimsenin yardım eli uzatmadığı bir dünya.Tam vicdanlı biri çıkıyor ses çıkarıyor, ama zulmeden kişiler tarafından susturulup, cezası veriliyor ve bunu gören diğer kişiler de bir daha ses çıkarmaya cesaret dahi edemiyorlar.Hep birlikte bu düzenin bir parçası haline gelip zulme ortak oluyorlar. Kitabı elinizde kahve ile keyifle okuyamıyorsunuz.Kalbinizin çok başka yerlerine dokunuyor her satır.İçine girip ‘’Siz ne
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2020 03:16
Kitabı elime aldığımda hacimli olması nedeniyle çekinerek okumaya başladığım bu eser, hem akıcı ve duru anlatımıyla hem de üslup bakımından zengin edebi diliyle beni içine çekerek bir çırpıda okumamı sağladı.Her zaman sorulan ve bir klişe haline gelmiş ‘’hangi roman karakteri ile tanışmak istersin?’’ sorusuna yıllar sonra gönül rahatlığıyla vereceğim cevabı bu kitap ile bulmuş oldum ben de : ‘’MARTIN EDEN’’ Açıkçası kitabın ilk sayfaları biraz daha yavaş ilerliyor.Ama her güzel şey gibi bu eser de biraz sabır istiyor.Çok kısa bir sürede kendi üst versiyonunu yaratmış, uykusuz kalma pahasına okumaları ve kendi iç dünyasındaki hesaplaşmaları sonucunda kendi düşünce tarzını oluşturmuş, sosyal konulara ilişkin analitik eleştiri ve gözlemleri ile dünyaya farklı bir pencereden bakmaya başlamış ve herkesin taktirini ve beğenisi kazanarak birçok eser meydana getirmiş Martin’le tanışmak için biraz sabır gerekiyor.Ancak kendini yetiştirmiş Martin’in hayata dair düşüncelerini okumak beni ne kadar mest ettiyse de, bu gelişim sürecinde Martin’in yanında olmak, adım adım onun kendine kattıklarını,çabasını ve azmini görmek de bir o kadar mest etti. Denizcilikle geçimini sağlayan işçi sınıfından Martin’in bir akşam yemeğinde burjuva bir ailenin kızı olan güzel ve eğitimli Ruth’a ilk görüşte aşık olmasıyla roman başlıyor.Önceleri ‘’zengin kız-fakir oğlan’’ klişesi gibi görünse de kitabın devamında konu çok daha derinleşiyor.Martin’in, aşkı uğruna sevdiği kız ile arasındaki statü farkını ortadan kaldırmak ve ona kavuşabilmek adına mücadelesine şahit oluyoruz. M.Eden, Ruth ile tanışmadan önce geçimini denizcilik ile sağlayan,hayata dair bir amacı olmayan sıradan alt tabakadan bir gençti.Ancak Ruth ile tanıştan sonra kendisini ona beğendirmek için sürekli kütüphaneye gitmeye,
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma