Hadi dostlarım. Yalnızlık hüzünlü bir şeymiş gibi davranmayı bırakıp, derdimize dert katacak kitaplar okuyalım. Öyle şiirler seçelim ki kendimize mısraları gün boyu dilimizde dolansın.
Gazete sayfalarında her gün okuduklarımız ne? Her an öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki, bugünkü davamız bile bunların yanında sönükleşir, günlük olaya döner.
Gerçekten, erdemin ne olduğunu söyleyebilir misin Aleksey? Benim erdem anlayışım başka, Çinlininkinin başka; şu halde değişken bir şey... Öyle değil mi? Yoksa değişmez mi dersin? Haince bir soru.