Büşra

Büşra
@biblion
Ankara
Ankara, 28 Ocak
9 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2017 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2017 00:00
Kafka'nın kişiliğinin ve ruhunun en derinine inebileceğimiz bir kitap olarak tanımlayabileceğim Babaya Mektup ile karşınızdayım. Bir yazarın adını, sanını, doğum tarihini, annesini, babasını, kardeşlerini, eğitim ve iş hayatını, fikirlerini herhangi bir siteden okuyarak kolay bir şekilde öğrenebiliriz. Bunlar dışındaki his ve duygular gibi değerlere ise bu yolları kullanarak ulaşamayız. Eger biz bu değerlere ulaşmak istiyorsak, bana göre mektuplar bu istek için en güzel yöntemdir. Çünkü bir insan başka bir insana yazdığı mektupta kendisi hakkında bilinenlerden soyunup kendisi olur. Birisine yazdığınız bir mektubu başkalarının da okuyacağını bilseniz kaleminize yansıyacak olan sadece karşınızdaki kişiye söylemek istedikleriniz değil, okuyacak kişilere de duyurmak istedikleriniz olur. Ancak, sadece bir kişinin okuyacağını bildiğiniz mektuplarda daha samimi ve gerçekçi olursunuz. Franz Kafka ise başka kimsenin okumayacağını sanıp sadece babasına yönelik yazdığı mektubunda son derece samimi olmuştur. Ki yazarın diğer tüm kitaplarında bu samimiyeti bulabilirsiniz.Bu kısacık kitap aslında elli yedi sayfa olan uzun bir mektup. Hem de ulaşması gereken yere yani babasına asla ulaşamamış bir mektup. Bu mektubu okuyup daha sonra Kafka'nın kitaplarını okursanız anlatmak istediği şeyleri ve satırların arkasında gizlenen duyguyu son derece net görebilirsiniz. Ayrıca "Kafka okumak istiyorum. Bana ne önerirsin?" Diyenlere önce yazarın tüm kitaplarını sonra Babaya Mektup'u önerebilirim.
Edebiyat
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202253,9bin okunma
Reklam
10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2017 7. kitabı
Bu kitap hakkında ne kadar konuşursam konuşayım, ne kadar yazarsam yazayım kesinlikle hissettiklerim için yeterli olmayacak. Zaten anlatı türünde olan eserin konusu hakkında değilde hissettirdikleri hakkında düşüncelerimi paylaşacağım. Kitabı okuyor gibi değilde dinliyor gibi hissettim. Sanki yazar karşıma geçmiş uzun uzun anlatıyordu. Bende ona cevap vermezsem her şey havada kalıp toz olup uçacaktı. Bir günde bitebilecek bir kitabı sırf sindire sindire okuyabilmek için günlerce elimde gezdirdim. Kendimi bulduğum, katıldığım, altını çizdiğim, cevap yazdığım o kadar çok yer vardı ki... Sayfaları başa sarmaktan yıpranan bir kitap oldu. Yazara dair okuduğum ilk kitap olmasına rağmen anında hayran kaldım. Kitabı okurken yazara çay demlemek, kahve yapmak, sohbeti olabildiğince uzatmak istedim. Yazarı tanımak, onunla fiziksel olarak aynı ortamda bulunup sohbet etmek istedim. Kitaplarını yazma hikayesini, hayatını, düşüncelerini ilk ağızdan dinlemek istedim. Çoğu düşüncesine katılmama rağmen zıt düştüğümüz yerlerde vardı kitapta elbet. Onun dışında yaşamım boyunca alıntıları ve kendisiyle bana hep eşlik edeceğinden Sabahattin Ali'yi sevdiğim kadar eminim. Ve Türk edebiyatının gamlı prensesi Tezer özlü. Kitaplarla dolu minik gezegenime hoşgeldin. #alıntılar "Günler yetmiyor. Insan olmak yetmiyor. Sözcükler, diller yetmiyor." "Insanın yalnız cesedi yalnız kalabilir. Canlı (cesedi) asla." "Yaşanacak bir yaşam vardır. Binilecek bisikletler vardır. Yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak güneş batışları vardır."
Edebiyat
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma