Dr. Çağrı ÖZPOLAT

Dr. Çağrı ÖZPOLAT
@bibliyosmia
“Docendo discimus.” Tıp hekimi. Psikiyatri, farmakoloji ve felsefe arka planıyla, insan ve toplum odaklı okumalar. Eleştirel yaklaşım. Wing Chun (CWTO) | Fitness
Tanrı Öldü, Yerine Enerji mi Geldi?
Nietzsche’nin “Tanrı öldü” sözü çoğu zaman yanlış anlaşılır. O, yalnızca dini inançların zayıfladığını değil; insanların dünyayı anlamlandırdığı eski değerlerin çöktüğünü anlatıyordu. Fakat görünen o ki insan anlam aramaktan vazgeçmiyor. Bugün bazı insanlar Tanrı’dan söz etmiyor olabilir. Ama onun yerine “enerji”, “evrenin mesajı”, “çekim yasası” ya da “titreşim frekansı” gibi kavramlarla konuşuyor. Belki de soru şudur: İnsan gerçekten Tanrı’yı mı terk etti? Yoksa yalnızca kullandığı sembolleri mi değiştirdi? Nietzsche bugün yaşasaydı, insanların eski tanrıları terk ederken yeni putlar üretmeye devam ettiğini söyleyebilirdi. Çünkü bazen değişen şey inancın kendisi değildir. Yalnızca aldığı biçimdir. — Çağrı ÖZPOLAT, Bibliyosmia, 21.06.2026
Bibliyosmia
Reklam
Kitap Okumak mı, Egzersiz Yapmak mı?
Bu soru bazen yanlış bir karşılaştırma içeriyor olabilir. Çünkü kitap okumak ile egzersiz yapmak birbirinin alternatifi değildir. Birisinin daha çok zihni, diğerinin ise bedeni desteklediği varsayılır. Ama zihin ve beden birbirinden tamamen ayrı şeyler de değildir. Düşüncelerimiz bedenimizi etkiler. Bedenimiz de düşüncelerimizi. Yalnızca kitap okuyarak fiziksel olarak güçlenemeyiz. Yalnızca egzersiz yaparak da okumanın ve düşünsel uğraşların yerini dolduramayız. Modern yaşam bizi seçim yapmaya zorluyor: Ya beden ya zihin. Oysa insan her ikisine de ihtiyaç duyar. Belki de mesele kitap mı, spor mu sorusu değildir. Mesele, aynı yaşamın ayrılmaz parçaları olan zihni ve bedeni birlikte geliştirebilmektir. — Çağrı ÖZPOLAT, Bibliyosmia, 21.06.2026
Bibliyosmia
bibliyosmia & zihnintuzaklari
📚 bibliyosmia & 🧠 zihnintuzaklari Birinde kitaplar, makaleler ve kavramlar üzerine eleştirel okumalar; diğerinde düşünmeye davet eden alıntılar. Psikoloji, psikiyatri, felsefe, sosyoloji, bilim ve insan üzerine… Hazır cevaplar vermek için değil, soruları çoğaltmak ve birlikte düşünmek için buradayız. Sosyal medya algoritmaları arasında kaybolmadan kitaplarla karşılaşmak isterseniz bibliyosmia’ya bekleriz. 📚 instagram.com/bibliyosmia?igs...
Bibliyosmia
İlaç mı, Psikoterapi mi? Belki de Yanlış Soruyu Soruyoruz
Depresyon söz konusu olduğunda tartışma çoğu zaman “ilaç mı, psikoterapi mi?” ikilemine sıkışıyor. Oysa sorun bundan daha karmaşık görünüyor. Depresyonun ne olduğu, hangi alt tiplerden oluştuğu ve hangi biyolojik ya da psikososyal mekanizmalarla ortaya çıktığı konusunda hâlâ önemli belirsizlikler bulunuyor. Tanı süreçlerindeki güçlükler ve yüksek plasebo yanıtları da bu tabloyu daha karmaşık hale getiriyor. Bu nedenle “depresyon tamamen biyolojiktir” ya da “depresyon tamamen yaşam koşullarının ürünüdür” gibi kesin ifadeler mevcut verilerin desteklediğinden daha iddialı görünüyor. Aynı şekilde, ilaçların her şeyi çözeceğini veya psikoterapinin tek başına yeterli olacağını söylemek de gerçekliğin karmaşıklığını gözden kaçırabiliyor. Belki de bugün için daha doğru soru, “İlaç mı, psikoterapi mi?” değil; “Hangi hasta, hangi koşulda, hangi yaklaşımdan daha fazla fayda görüyor?” sorusudur. – Çağrı ÖZPOLAT, Bibliyosmia, 15.06.2026
Bibliyosmia
Plasebo, Tanı ve Belirsizlik: Depresyonun Çözülmeyen Problemleri
Depresyonun şiddeti arttıkça plasebo etkisinin azaldığı, buna karşılık antidepresanların özgül etkisinin daha belirgin hale geldiği görülüyor. Hafif ve orta şiddetteki depresyonda ise plasebo yanıtı oldukça yüksek olabiliyor. Hatta açık etiketli plasebo (open-label placebo) çalışmalarında bu etkinin çok daha yüksek oranlara ulaşabildiği öne sürülüyor. Ancak güçlük yalnızca plasebo etkisinden kaynaklanmıyor. Depresyonun tanımlanması ve tanı konulması süreci de önemli sorunlar barındırıyor. Örneğin Amerika ve İngiltere’de yapılan bazı çalışmalarda tanısal uyumun yaklaşık %30 düzeyinde kaldığı bildirilmiştir. Dolayısıyla mesele yalnızca ilaçların etkinliğini göstermek değildir. Depresyonun heterojen yapısı, tanı süreçlerindeki belirsizlikler ve plasebo yanıtının yüksekliği, yeni tedavilerin geliştirilmesini ve değerlendirilmesini de zorlaştırmaktadır. Depresyonun doğasından kaynaklanan bu sorunlar göz önüne alındığında, yakın gelecekte tamamen çözülebilecek bir problem gibi görünmemektedir. – Çağrı ÖZPOLAT, Bibliyosmia, 15.06.2026
Bibliyosmia
Reklam